Kim Kimdir?
Şam Müftüsü Şeyh Muhammed Adnan el Afyuni
1954 Şam doğumlu Sünni din adamı Afyuni, ayaklanma sürecinde Esed rejiminin yanında pozisyon aldı. 2013’den bu yana Şam ve Şam Kırsalı Müftüsü olarak görev yaptı. Rejimin din adamı yetiştiren kurumlarından “Aşırılığa Karşı Uluslararası İslam Merkezi”nin genel müdürüydü. Afyuni, bu merkezde rejim adına “terörizm ve aşırıcılık karşıtı” çalışmalara yöneticilik yapmaktaydı. Vakıflar Bakanlığı Fıkıh İlmi Meclis üyeliği de yapan Afyuni, Şam ve kırsalında rejim ile bir kısım muhalifler arasındaki “uzlaşı” anlaşmalarında aracı rol oynadı. Bölgede muhalif saflarda bulunan ve ayaklanma öncesi rejim tarafından atanmış imamların rejimle tekrar birleşmeye ikna edilmesi sürecinde Afyuni, rejim adına verdiği garantilerle ön planda yer aldı. Doğu Guta ve Deraya’daki sivillerin bölgeden tehcirinde de etkisi olan Afyuni, Esed’in Şam cephesindeki askeri kazanımlarını desteklemiştir. Öyle ki Deraya’nın rejim güçleri tarafından ele geçirilmesinin ardından Beşar Esed ve kurmayları Deraya’daki Saad bin Muaz Camii’nde Afyuni’nin imamlığında namaz kılmışlardır. 22 Ekim 2020 akşam saatlerinde Şam’ın Kudsaya bölgesinde aracını hedef alan bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi 23 Ekim 2020’de Şam’ın Emevi Camii’nden kaldırıldı.
Ahrar el Şam'daki Krizin Kilit İsmi: Hasan Sufan
Ebu el Bera adıyla da tanınan Hasan Sufan, sünni bir ailenin çocuğu olarak 1979’da Lazkiye’de dünyaya geldi.Lazkiye Tişrin Üniversitesi İktisat bölümünden mezun olan Sufan, sonra Suudi Arabistan’a giderek Kral Abdulaziz Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı. Suudi Arabistan tarafından Esed rejimine teslim edildiği belirtilen Hasan Sufan, işkence ve siyasi mahkumlarıyla meşhur Sednaya Hapishanesine götürüldü. 2008’de Sednaya Hapishanesinde çıkan isyanın ileri gelenlerinden olan Sufan, rejimle yürütülen müzakere delegasyonunda yer aldı.Rejim 2011’de Zehran Alluş, Hasan Abbud ve Ebu İsa el Şeyh başta olmak üzere birçok İslamcı mahkumu serbest bırakırken Hasan Sufan’ı tutmaya devam etti. Hasan Sufan, Ahrar el Şam Hareketi’nin kurucu lideri Hasan Abbud’a olan yakınlığı ve ilk dönemde grubun siyasi ofisinin başında yer alan Muhibbuddin Eş Şami’nin damadı olarak biliniyor.   2016’un Aralık ayında Ahrar el Şam Hareketi, 15 rejim askeriyle Hasan Sufan ve 1 kadını takas etti. Bu şekilde serbest kalan Hasan Sufan, Ebu Ammar el Ömer’in istifasıyla 1 Ağustos 2017’de Ahrar el Şam Hareketi’nin liderliğine seçildi. Ağustos 2018’de seçimler sonucunda siyasi ofisten gelen Cabir Ali Paşa’ya liderliği devretti. Cabir Ali Paşa liderliğinin Lazkiye cephesi komutanını görevden alması üzerine gelişen olayların ardından 20 Ekim 2020 tarihinde Ahrar el Şam Hareketi’nin birçok saha komutanları bir muhtıra yayınlayarak Hasan Sufan’ı lider olarak görmek istediklerini dile getirdiler.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Suriye Özel Temsilcisi: Alexander Kinschak
Alexander Kinschak Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölüm Başkanı (MENAD) Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın Suriye Özel Temsilcisi Alexander Kinschak, 1962'de doğdu. Kinschak, 1988'de Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü'nden mezun oldu ve Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. Kinschak, 2002-2004 yılları arasında Bağdat'taki Rusya Büyükelçiliği'nde danışman olarak çalıştı. 2006'da Rus Dış İlişkiler Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nde Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonunda görev yaptı. Daha sonra 2008’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Rusya'nın Kuveyt Büyükelçisi oldu. 2014-2018 yılları arasında da Rusya'nın Suriye Arap Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yaptı. 2018'den beri Rusya Dış İşleri Bakanlığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nün direktörüdür. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kinschak’ı 8 Ekim 2020'de Dışişleri Bakanlığı'na Suriye Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.
Ulusal Savunma Güçleri (USG) Suveyde
Ulusal Savunma Güçleri’nin (USG) Suveyde bölgesindeki koludur. Suveyde’deki en geniş kapasiteli milis yapı oldukları düşünülmektedir. Milisleri ekseriyetle bölgede yaşayan rejim yanlısı Dürzilerden oluşmaktadır. Suriye rejiminde baş gösteren askeri insan kaynağı sıkıntısı ve güvenlik zaafiyetlerini engellemek amacıyla 2012’nin son aylarında kuruldu. Tel Fara, Harbat Sa’ad, Bir el-Rasi, Dama, Dir Dama, Taa’ra, Duveyra ve Busra Şam gibi Suveyde ve çevresindeki bölgelerde çatışmalara katılmışlardır. Suveyde’deki yerel diğer milis unsurların aksine Suriye’nin farklı bölgelerinde de çatışmalarda yer aldılar. El-Şaar petrol sahası, T-4 askeri havaalanı, Halep kırsalı, Lazkiye’nin kuzey kırsalı, Dera ve Kuneytra cepheleri ile Şam kırsalı, Suveyde USG’nin yer aldığı önemli çatışma alanlarıdır. USG Suveyde, tüm bu çatışmalarda şimdiye kadar 250’den fazla milisini kaybetmiştir. USG Suveyde’nin askeri kapasitesinin sınırları net olmamakla birlikte en az 3000 milise sahip oldukları düşünülmektedir. Çatışma dönemleri hariç Esed rejiminin Suveyde ve kırsalındaki kolluk gücü olarak görev yapmaktadırlar. Suveyde kırsalında çok sayıda kontrol noktası ve karargaha sahiptirler. Eylül ayının son günlerinde Suveyde’de yerel unsurlar ile 5.Kolordu’ya bağlı 8.Alay arasında çıkan çatışmalarda yerel unsurlar ile birlikte hareket etmişlerdir. Bölgede 5.Kolordu’nun faaliyetlerine karşı Hizbullah ve İran ile yoğun temas halindeler. USG Suveyde’nin bölgede 5. Kolordu faaliyetlerine karşı durmak adına Hizbullah tarafından fonlandığına dair iddialar bulunmaktadır. Ayrıca USG Suveyde, bazı çatışmalarda Hizbullah komutası altında görev almıştır.  
Kuvat el Fahd
Dürzi milis gücü olan örgütün merkezi Suveydedir.  Aynı isimle bir başka Dürzi milis gücü de Kanavat kasabasında faal olup bu örgütle ilişkisi yoktur. Örgütün kapasitesi bilinmemekle birlikte küçük çaplı bir milis gücü oldukları düşünülmektedir. Örgüt adını rejime karşı mesafeli duruşuyla bilinen Dürzi Şeyh Ebu Fahd Vahid el-Bal’us’tan almaktadır. El-Bal’us, iç savaşın patlak vermesinin ardından bölgede yaşayan Dürzileri çatışmanın etkilerinden korumak amaçlı Dürzi milis yapıların kurulmasına öncülük eden isimdir. Aynı zamanda El-Bal’us, Dürzilerin rejimin muhaliflere karşı savaşında zorunlu olarak silah altına alınmasına karşı pozisyonuyla da bilinmektedir. Ebu Fahd Vahid el-Bal’us Eylül 2015’te faili meçhul bir saldırı sonucunda öldürüldü. Örgüt, Suveyde’nin bilhassa doğusunda dönem dönem DEAŞ’a karşı mücadele etmiştir. Halihazırda Suveyde’deki pek çok Dürzi milis grubu gibi yerel kolluk kuvveti görevi icra etmektedirler. Siyasi olarak Rusya’ya yakın konumda olan örgütün, Şam’ın Suveyde siyasetiyle de sorunları bulunmaktadır. Rejimin, Dürzi bölgelerindeki gözaltıları, rejim milislerinin karıştıkları kaçırma olayları ve zorunlu askerlik uygulaması Şam ile aralarındaki önemli fikir ayrılıklarının sebeplerindendir. Siyaseten Rejim karşıtı konumlanan çatı milis yapısı Rical el-Karama’dan ayrılanlar tarafından kurulan örgütün,  Rejim ile ilişkileri bölgede rejim tarafından tutuklanan Dürziler sebebiyle sorunludur. Rusya ile yakın olunmasına karşın Rusya’nın ağır silahların teslimi ve Suveyde dışında çatışmalara katılma teklifini reddeden örgüt, yerel bir Dürzi milis yapısı olarak varlığını sürdürmektedir. Moskova’nın Kuvat el-Fahd’ı 5.Kolordu bünyesine katmak isteği de yine Suveyde dışında çatışma gerekliliği sebebiyle örgüt tarafından kabul görmemektedir.
Ketaib Humat el- Diyar
Rejim yanlısı Dürzi milislerden oluşan grup, Suveyde bölgesinde faaliyet göstermektedir. Örgüt adını Suriye ulusal marşı Humat el-Diyar’dan almaktadır. 2012’de ufak çaplı ve merkezden bağımsız olarak kurulan örgütün resmi kuruluş tarihi 2013’tür. Kurucusu Nezih Cerbo’dur. Nezih Cerbo, Suriye Dürzilerinin önde gelen din adamlarından Şeyh Hüseyin Cerbo’nun oğludur. Amcası Şeyh Yusuf Cerbo, Suveyde bölgesinde rejim yanlısı milis yapılanmalara öncülük etmiş bir figürdür. 2000 civarı milise sahip olduklarına dair iddialar bulunmaktadır. Dürzi kitle içerisinden çıkan bir milis yapısı olmasına karşın Esed rejimine oldukça yakındır. Bu sebeple Lübnan’daki Dürziler ile ilişkilerinde de “Canbulat” karşıtı ve Esed yanlısı Dürzi gruplarla daha yakın temaslar halindedirler. Örgüt Suveyde bölgesindeki diğer Dürzi milis güçleriyle bölge hakimiyeti üzerine rekabet halindedir. Rejim ordusu, YSG güçleri, SSMP’ye bağlı milis unsurlardan destek gören örgüt, bu gruplarla ortak çatışmalara da girmektedir. Örgüt milisleri cephe hattının gerisinde kimi bölgelerde kolluk kuvveti görevi ifa etmektedir. Akaryakıt ve ilaç kaçakçılığına bulaştıklarına dair çeşitli iddialar mevcuttur. Bunun haricinde Suveyde bölgesi ve çevresinde fidye amaçlı adam kaçırdıklarına dair iddialar vardır.  
Nubar Ozanyan Taburu
Nisan 2019’da Suriye’nin kuzeyinde YPG kontrolündeki Tel Temr’de kuruldu. Örgüt adını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı terörist Nubar Ozanyan’dan almaktadır. Nubar Ozanyan, 1990’lı yıllarda Dağlık Karabağ’da Azerbaycan güçlerine karşı savaştı. Ardından  terör örgütü TİKKO saflarında Tunceli ve çevresinde Türk güvenlik güçlerine karşı çatışmalarda yer aldı. Suriye’de ise YPG’ye yakın Enternasyonalist Özgürlük Taburu çatısı altında faaliyet gösteren Ozanyan, 2017’de Rakka’da DEAŞ ile çatışırken öldürüldü. Nubar Ozanyan Taburu, aşırı sol ideolojiye sahip farklı ülkelerin Ermeni asıllı vatandaşlarından oluşmaktadır. Örgütün Ermeni milliyetçiliği ve Türkiye karşıtı söylemi dikkati çekmektedir. Özellikle Türkiye’deki aşırı sol gruplarla söylemsel benzerlikleri bulunmaktadır. Terör örgütü YPG’nin liderlik ettiği SDG güçleri çatısı altında savaşmaktadırlar. Askeri kapasitelerine dair net bir bilgi bulunmamaktadır.  Haseke kırsalında Abdülaziz Dağı ve Tel Temr bölgelerinde aktif olan örgüt ayrıca Barış Pınarı Harekatı esnasında TSK ve SMO’ya karşı çatışmalarda yer almıştır. Ozanyan Taburuna mensup yüzlerce militanın, Ermenistan’a destek vermek amacıyla Azerbaycan’la savaşmak için işgal altındaki Karabağ'a götürüldüğü iddia edilmektedir. Örgüt milislerinin Dağlık Karabağ’da Azerbaycan güçlerine karşı savaşmak adına Ermenistan’a intikal ettiklerine dair iddialar bulunmaktadır.
Rami Mahluf'un Yerine Geçen Rejimin Yeni Finansörü: İhab Mahluf
Ocak 1973’de Şam’da doğan İhab,  Muhammed Mahluf’un oğlu, Beşar Esed’in ise kuzenidir. İş adamı olan İhab Mahluf,  ailesinin ticari işletmelerinde görev aldı. Ağabeyi Rami ile birlikte ailenin tüccar kanadını oluşturmaktadır. Kurucusu ve ortağı olduğu çok sayıda şirket bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı şunlardır:  “Peshawar Yatırım, Bunyan al-Sham, Ramak İnşaat, Ama Nour, Sorouh, International University for Science and Technology (IUST), Fecr, Hani Murtada Üniversitesi, Hadaeq Yatırım, Syriatel, el-Ghomur, Aqilah Sigorta.” Başkent Şam’da çok sayıda döviz bürosunun işletmesi de İhab’a aittir. Aynı zamanda Mahluf ailesinin diğer bireylerinin de ortak olduğu İngiliz Virjin Adaları’na kayıtlı çok sayıda başka şirkette pay sahibidir. BAE, Lübnan, Romanya, Avusturya ve Rusya’da taşınmazları ve şirketleri bulunmaktadır. İhab Mahluf aynı Rami gibi Mahluf ailesinin rejim yanlısı milisleri ve rejim ordusunu finanse etme görevini üstlenmektedir. İhab Mahluf,  pek çok ülke ve kurumun yaptırım listelerinde bulunuyor. Bu ülke ve kurumlar şunlar: ABD, AB, Türkiye, Monako, Norveç, İsviçre, Avustralya ve İzlanda.
313 Güçleri (Kuvat 313)
Liva Seyyide Rukiye’nin bir alt grubu olarak kurulan örgüt, 2016’da Liva Seyyide Rukiye yapılanmasından ayrılarak bağımsız olarak faaliyetlerine devam etti. 2018’de Yerel Savunma Güçleri (YSG) çatısı altına girdi. Halen bir YSG unsuru olarak hareket ettikleri bilinmektedir. YSG çatısı altındaki grubun milisleri ekseriyetle Suriyeli Şiilerden oluşmaktadır. Milislerin içerisinde Şam ve çevresinden gelenlerin varlığı dikkat çekmektedir. Örgüte ait görseller, logolar ve milislerin kullandıkları peçlerde “Mehdi”, “Seyyide Zeyneb”, “İslami Direniş”, “Rafızi” gibi mezhebi ve siyasi semboller yer almaktadır. Gruba ismini veren 313 sayısı da dini bir referanstır. Bedir Savaşı’nda Hz. Muhammed’in emrindeki Müslüman askerlerin sayısının 313 olduğuna dair rivayetler ile Şii inancında Mehdi’nin zuhuru sonrası 313 yardımcısı (ashabı) olacağına dair iddialar, 313 sayısına sembolik önem kazandırmaktadır.  313 sayısı, Kuvat 313 haricinde Fevc Ebu el-Haris ve Saraya el-Ariin örgütlerinin amblemlerinde de yer almaktadır. Grubun askeri kapasitesine dair net bilgiler olmamakla birlikte kısıtlı kapasiteye sahip küçük bir örgüt oldukları düşünülmektedir. Şam, Dera, Süveyde, Deyr ez-Zor, Tedmür, Hama, Halep kırsalı gibi bölgelerde çok sayıda çatışma ve harekata katılmışlardır. Deyr ez-Zor, Dera ve Kuneytra cephelerinde 60’ın üzerinde kayıp vermişlerdir.    
YPG/SDG'nin Petrol Anlaşması İmzaladığı ABD'li Hayali Şirket: Delta Crescent LLC
Delta Crescent Energy LLC Şubat 2019’da enerji şirketi olarak ABD’nin Delaware eyaletinde kuruldu. 2020’de ABD tarafından verilen faaliyet lisansıyla şirket, Suriye’nin kuzeydoğusunda YPG kontrolündeki sözde otonom yönetimle petrol anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Delta Crescent Energy şirketinin sorumluluğu, Tel Brak, Tel Hamis ve Rumeylan gibi Haseke’nin kuzeydoğusunda yer alan petrol alanlarındaki tesislerin tadilatı, üretim kapasitesinin arttırımı, üretimin verimi ve petrolün uluslararası piyasalara nakli olarak belirlendi. Delta Crescent Energy, Suriye’de petrol üretim ve ticaret faaliyetleri için ABD tarafından lisans verilen ilk ve tek şirket konumundadır. Söz konusu anlaşmada bahsi geçen faaliyet alanları ise halihazırda YPG kontrolünde bulunmaktadır. Yeni bir şirket olan Delta Crescent Energy ile alakalı detaylı bilgi bulunmamakla birlikte ortaklarına dair kısmi bilgiler mevcuttur. Ortakları içerisinde sektör profesyonelleri haricinde asker ve diplomatlar bulunmaktadır. Bilinen bazı ortakları, James Cain, James Reese, John P. Dorrier Jr.’dir. James Cain 1957 doğumlu ABD’li diplomat ve hukukçudur. 2005-2009 arasında ABD’nin Danimarka Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. Görevi esnasında özellikle terörizme karşı mücadele ve enerji güvenliği gibi alanlara odaklanmasıyla dikkat çekmiştir. James Reese Asker kökenli olan Reese, 25 sene boyunca ABD ordusunun en nitelikli birliklerinden Delta Gücü’nde çeşitli kademelerde görev almıştır. Görevinin son yıllarında Irak’ta el-Kaide unsurlarına karşı özel operasyonlarda yer alan Reese, 2007’de ABD ordusundan yarbay rütbesiyle emekli olmuştur. Emekliliğinin ardından TigerSwan adını verdiği uluslararası güvenlik şirketi kurarak bölgede çeşitli güvenlik hizmetleri vermiştir. John P. Dorrier Jr. Dorrier Jr, Ridgeway Arizona ,Amoco, Anschutz, BHP ve Seven Seas petrol şirketlerinde idari görevlerde bulunmuştur.. Kurucularından olduğu ve Suriye’de de petrol sondaj tecrübesi olan GulfSands Petrol şirketinde de bir dönem yöneticilik yapmıştır.