Kim Kimdir?
Suriye’de İran Destekli Milis Grup: Ketaib Seyyid eş-Şüheda
İran destekli Esed yanlısı Şii milis gücü Ketaib Seyyid eş-Şüheda, 2013’te kuruldu. Kurucusu eski Ketaib Hizbullah üyesi Ebu Mustafa el-Şeybani’dir. Mevcut komutanının ise Ebu Alaa el-Valai olduğu iddia edilmektedir. Hem Irak hem de Suriye topraklarında askeri varlığını sürdüren örgüt, Irak’ta Haşdi Şabi ve Irak hükümetiyle hareket ederken, Suriye’de de Esed rejimi ve müttefikleriyle beraber savaşmaktadır. Örgüt, Suriye’deki yegane amacının, Şam’da bulunan ve Şiiler için kutsal görülen Seyyide Zeyneb Türbesi ve çevresini korumak olduğunu savunmaktadır. Buna karşın örgütün Elbukemal, Dera ve Kuneytra başta olmak üzere Suriye’nin çeşitli bölgelerinde çatışmalara girdiği rapor edilmiştir. Esed rejimi saflarındaki mezhepçi yapılarının önde gelenlerinden olan örgütün, 2013 Guta Kimyasal Saldırısı’nda Guta’dan kaçışları engellemeye yönelik bölgeyi kuşattığına  dair iddialar mevcuttur. Örgütün Irak’ta da savaş suçlarına karıştığı, 2019’da gerçekleşen hükümet karşıtı protestolarda sivil göstericilerin keskin nişancı ateşiyle öldürülmelerinde pay sahibi olduğu da iddialar arasındadır. Bir dönem sayıları 2000’i bulmuş olsa da 2020 itibariyle milis sayısına ve ne kadarının Suriye’de konumlandığına dair net bir veri bulunmamaktadır. Bununla birlikte halihazırda Elbukemal bölgesinde konuşlanmış üslere sahip oldukları bilinmektedir. Ayrıca güney Suriye’de ÖSO ve Nusra Cephesi unsurlarına karşı girdikleri çatışmalarda en az 100’ün üzerinde can kaybı verdikleri rejim yanlısı kaynaklarca teyit edilmiştir. Doğrudan İran Devrim Muhafızları tarafından fonlanan örgüt, aynı zamanda Haşdi Şabi’nin bir parçası olduğu için yasal olarak Irak hükümetince de finanse edilmektedir.  
Rusya'nın Dera'daki Kadirov'u: Ahmed el-Avde
Rusya destekli 5. Kolordu 8. Alay’ın komutanı olan Avde, eski bir muhalif komutandır. Busra eş-Şam merkezli Şebab el Sünne grubunun lideri olan Avde, uzun yıllar rejime karşı savaştı.   Avde’nin grubu Şebab el Sünne, bu dönemde bölgedeki bir çok ufak ve orta çaplı muhalif yapı gibi ÖSO Güney Cephesi’ne iltisaklıydı. 2012-2014 arasında Dera ve çevresinde yaşanan rejim ile muhalifler arasındaki çatışmalarda Avde’nin muhalif saflardaki üç erkek kardeşi hayatını kaybetti. Avde, 2018’de Moskova arabulucuğundaki ateşkes anlaşması ile elindeki ağır silahların rejime teslimini kabul etti. O tarihten bu yana “Moskova korumasında rejmi yanlısı” bir konumda bulunuyor. Birçok kez  pozisyon değiştiren pragmatist karakteriyle bilinen Avde, geçmişte ittifak halinde olduğu pek çok yapıyla, ilerleyen yıllarda karşı karşıya geldi. Rusya’nın himayesine geçtikten sonra ise rejim yanlısı cephenin bir parçası haline geldi. Yine de Avde’nin pozisyonunu pro-Şam yerine pro-Moskova olarak tanımlamak daha uygundur. Avde, Rusya’nın dışında Ürdün ve BAE ile de yakın temaslar kurarak kendisini güçlü bir figür haline getirdi. Rusya’nın inşa ettiği 5. Kolordu’ya katılan Avde, bu anlaşma sonrası 5. Kolordu’nun güneydeki unsurları üzerinde önemli yetkiye sahip oldu. Rusya’nın isteği üzere ülkenin kuzeyine de birlikler gönderen Avde, aynı zamanda Moskova adına Tahran’ı dengelemek içinn Suveyde ve Dera’da İran yanlısı milislerle de karşı karşıya geldi.
5.Kolordu 8. Alay
8. Alay, Ekim 2018’de Dera’nın doğusundaki Busra eş-Şam’da bölgedeki eski muhalif milislerin, rejim güçlerine yeniden entegre edilmesi amacıyla Rusya tarafından kuruldu. Dera’daki muhaliflerin sahadaki yenilgisinin ardından askeri istihbarat ve Rusya ile temaslı milis güç komutanları üzerinden güçlü bir insan kaynağı sağlandı. Eski muhalif Ahmet el-Avde’nin komutasındaki 8.Alay, hiyerarşik olarak yine Rusya tarafından şekillendirilen 5.Kolordu’nun altında bulunmaktadır. 5. Kolordu’nun aksine ise henüz Suriye Savunma Bakanlığı tarafından “resmen” tanınmamaktadır. 8.Alay’ın Rusya ile yakın ilişkilere sahip komutanı Avde, aynı zamanda Ürdün ile ilişkilerini geliştiren bir figür olarak sivrilmektedir. Dera başta olmak üzere güney Suriye’de rejim ile gerçekleşen mutabakatla oluşan statükonun devamı görevini ifa eden 8. Alay, aynı zamanda bölgedeki İran etkisine karşı Rusya’nın sahadaki denge unsuru konumundadır. Rejimin İran yanlısı unsurlarıyla da karşı karşıya gelen 8. Alay, son dönemde Suveyde’de rejim yanlısı yerel Dürzi milis güçleriyle şiddetli çatışmalara girdi. 2019 Nisan verilerine göre, 8. Alayın o dönem 1600’e yakın askerinin 900’ü Busra eş-Şam ve çevresinden gelen eski muhalif savaşçılardan oluşmaktadır. Üyelerine maaş ve rejim tutuklamalarına karşı koruma sağlayan 8. Alay’a 2020’de eski muhalifler ve ordu firarilerinden ciddi bir katılım talebi olurken, binlerce başvurudan sadece 900’ü kabul edilerek 8. Alaya katıldı ve temel askeri eğitimlerini tamamladı.
Sözde Özerk Yönetim İnsani Yardım Komitesi Eşbaşkanı ve PKK'lı Uyuşturucu Tüccarı Enver Alluş'un Kızı: Zozan Alluş
Ayn el Arab’ta doğan Alluş’un PKK ile teması çocukluk yıllarına dayanmaktadır. PKK lideri Abdullah Öcalan, bir dönem Alluş’un babası Enver Alluş’un evinde kaldığı bilinmektedir. Zozan’ın çocukluk döneminden Öcalan ile çekilmiş fotoğrafları bulunmaktadır. Zozan’ın babası Enver Alluş’un Ayn el Arablı olan PYD’nin eski eşbaşkanı Salih Müslim ile yakın ilişkilere sahip olduğu hatta Avrupa’da birlikte kaldıkları ifade edilmektedir. Müslim, Enver Alluş’un ölümünü kendi Twitter hesabından duyurmuştur. Enver Alluş’un Avrupa’da yürüttüğü uyuşturucu ticareti ve akabinde tutuklanması Zozan’ın sık sık Avrupa’ya gidip gelmesine sebep olmuştur. Alluş, PKK’nın televizyon ve gazetelerinde çalışmasının ardından Suriye’de YPG/SDG’nin ortaya çıkmasıyla, Avrupa’daki PKK/PYD ağına dahil olarak BM nezdinde çalışmalar yürütmüştür. Zozan Alluş’un BM’nin Suriye Özel Temsilcisi de dahil olmak üzere birçok Avrupalı bürokrat veya diplomat görüşmüştür. Bu görüşmelere ait basına açık fotoğraflar bulunmaktadır. Zozan Alluş’un son olarak Suriye’de ilan edilen sözde Özerk Yönetim’in İnsani Yardım Komitesinin Eşbaşkanlığı görevini yürüttüğü bilinmektedir. Bu görevinin yanında Uluslararası Koalisyon’un fonladığı belirtilen North Press’in de yönetiminde bulunduğu iddia edilmektedir.
İran’ın Suriye’deki Güçlerinin Komutanı: Seyyid Cevad Gaffari
İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarından Gaffari, İran’ın Suriye’deki unsurlarından sorumlu kişidir. Pek çok eski Devrim Muhafızı komutanı gibi Irak-İran savaşında görev almıştır. Suriye’deki görevinin önemi ve hassasiyeti nedeniyle İran’da Devrim Muhafızlarına yakın medyada bile kendisine dair çok az bilgi bulunmaktadır. Suriye’deki görevine Devrim Muhafızları Kuzey Cephesi Komutanı olarak başlayan Gaffari, 2015’te Suriye’deki İran güçlerinin komutanı Hüseyin Hamedani’nin Halep cephesinde öldürülmesinin ardından tüm Suriye’deki İran güçlerinin komutasını devraldı. Halep’in güneydoğu kırsalında bulunan Hazreti Rukiyye kışlasından rejim ve milis güçlerin Halep’teki saldırı ve kuşatmalarını komuta etti.  İran yanlısı güçler için harekat merkezi konumundaki kışlada, Devrim Muhafızları Özel Kuvvetleri, Sabirin  güçlerinin yanı sıra Liva Fatımiyun ve Hizbullah unsurları da bulunmaktaydı. Başarılarından dolayı Kasım Süleymani’nin yakın çalışma ekibine dahil olan Gaffari, bu süreçte Süleymani ile birlikte Beşar Esed ve Hasan Nasrallah gibi isimlerle görüşmelere katıldı. El-Cezire, Gaffari’nin Ankara-Moskova mutabakatı ile Halep’teki sivillerin tahliyesi esnasında sivil konvoylara ateş açılması hadisesinin emrini verdiğini iddia etmişti. Rejimin Halep’te uyguladığı insanlık dışı sert kuşatmanın planlayıcısı olduğunu düşünülen Gaffari için el-Cezire “Halep Kasabı” ifadesini kullanmıştır. Suriyeli muhalif haber kaynaklarının iddiasına göre, Gaffari bölgedeki İran yanlısı Şii milislerin sevk ve idaresinden de doğrudan sorumlu olan kişi. Gaffari hakkındaki bir başka iddia ise Suriye topraklarını kullanarak İsrail’e karşı insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştirme çalıştığı ancak bu planını hayata geçiremediğidir.  
Suriye’de Sözde Özerk Yönetimi Ziyaret Eden Özbek Diplomat: Mehriddin Khairiddinov
Özbekistan Başbakanı danışmanı ve Yurtdışında Çalışan Özbek Vatandaşlarının Haklarının Korunması ve Desteklenmesi Dairesi Başkanı Mehriddin Khairiddinov, 1977’de Özbekistan'ın Buhara bölgesinde dünyaya gelmiştir. Khairiddinov, 1999’da Dünya Ekonomi ve Diplomasi Üniversitesi'nden mezun olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra 2001-2008 arasında mühendis olarak birçok yerde çalışmıştır. 2008’de siyasi ve diplomatik kariyerine başlamıştır. 2008-2010 arasında Dış Ekonomik İlişkiler, Yatırımlar ve Ticaret Bakanlığı'nda çalışmıştır. 2010-2014 arasında Özbekistan Bişkek büyükelçiliğinde çalışmıştır. 2014’nde Khairiddinov, Özbekistan Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Daire Başkanlığına atanmıştır.  Khairiddinov, 2017 ve 2018’de St.Petersburg’daki Özbekistan konsolosluğunda  Başkonsolos olarak görev yapmıştır.  Ardından Özbekistan Moskova Başkonsolosu olmuştur. Ağustos 2020’de Cumhurbaşkanı Mirziyoyev kararnamesiyle Başbakan Danışmanı ve Yurtdışında Çalışan Özbek Vatandaşlarının Haklarının Korunması ve Desteklenmesi Dairesi Başkanı olarak atanmıştır. Mehriddin Khairiddinov, Kasım 2020’de Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü SDG/YPG'ye bağlı sözde özerk yönetimin Dış İlişkiler Bürosu Başkanı Abdülkerim Ömer'i ziyaret etti. Söz konusu ziyaretin Türk kamuoyunda geniş yankı bulmasına müteakip, Özbekistan Ankara Büyükelçisi açıklamada bulunarak ziyaretin yalnızca Özbekistan’dan Suriye’ye giden vatandaşların geri getirilmesi amacıyla yapıldığını belirtildi.   https://www.gazeta.uz/ru/2020/08/17/adviser/
Esed’in Yeni Siyaset ve Medya Danışmanı: Luna el-Şibl
Dürzi asıllı gazeteci Şibl, 1975’de Suveyde’de doğdu. Gazetecilik alanında yüksek lisansının ardından, Suriye Devlet Televizyonunda çalışmaya başladı. Buradaki başarılı performansının ardından 2003’te el-Cezire televizyonuna geçiş yaptı. 2006’daki İsrail-Hizbullah Savaşındaki yayınlarındaki başarılı performansıyla alanında ünlendi. 2011’deki ayaklanmaya paralel olarak Suriye Devlet Televizyonuna  döndü. Haber sunuculuğunun yanısıra politika yorumculuğu da yapan Şibl, Esed yanlısı ekran yüzleri arasında başarısı ile sivrildi. Hızlı yükselişi Beşar Esed’in basın sözcülüğü görevine gelmesini sağladı. Nihayet Kasım 2020’de Buseyna Şaban’ın yürüttüğü Beşar Esed’in “Siyaset ve Medya Danışmanlığı” görevine Şibl atandı. Beşar Esed ile röportaj yapmak isteyen uluslararası medya kuruluşlarına onay veya ret kararları doğrudan Şibl’in yetki alanında. Şibl’in görev tanımında, Esed’in ülke içerisindeki ziyaret edeceği yerlerini ve programlarını belirleme de var.  Şibl’in Esed’deki kredisinin yüksek olduğu, askeri konular da dahil olmak üzere fikir ve önerilerini Esed’e iletip ikna edebildiğine dair iddialar mevcut. Esed ile bu yakınlığının Esma Esed tarafından rahatsızlığa sebep olduğu da iddia edilmektedir. Özel yaşamı da siyasi pozisyonuna paralel ilerleyen Şibl, Lübnanlı Dürzi gazeteci Sami Kleib ile dört sene evli kaldıktan sonra boşandı. Hizbullah yanlısı el-Mayadin televizyonunda görevli Kleib’in ardından Esed yanlısı Öğrenciler Birliği’nin Başkanı Ammar Saati ile evlendi. Saati, Öğrenciler Birliği Başkanlığı’nın yanısıra Baas Partisi Merkez Komitesi başta olmak üzere Baas Partisi içerisinde önemli görevlerde bulunmuş ve “Baas Tugayları” adlı milis yapının kuruluşuna öncülük etmiştir. Şibl’in rejim içerisindeki en güçlü destekçisi olarak Ali Memlük gösterilmektedir. Şibl ve eşi Saati, Ağustos’tan beri ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesindedir.
Rejimin Yeni Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad
Sünni Arap kökenli olan Mikdad, 1954’de  Dera’da doğdu. Yurt dışındaki eğitiminin ardından 1994’te Suriye Dışişleri’nde göreve başlayan Mikdad, BM’deki görevleriyle ön plana çıktı. 1995’ten itibaren Suriye’nin BM Daimi Heyeti’nin üyesi olan Mikdad, 2003’te BM Suriye Daimi Temsilcisi olarak atandı. 2006’ya kadar bu görevi icra etti. Mikdad, BM’deki görevi boyunca çok sayıda komite içerisinde görev aldı. Uluslararası konferanslarda Esed rejiminin temsilciliğini yaptı. Ağustos 2003’te  Mikail Vehbe ile Suriye’yi temsilen Güvenlik Konseyi başkanlığında bulundu. 2006’da Dışişleri Bakan Yardımcılığına atandı. Aynı dönemde göreve getirilen Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile çalıştı. Muallim’in yardımcılığı görevinde, uluslararası medyada rejim hariciyesinin ekran yüzü oldu. Uluslararası kanallara birçok kez demeç verdi. Mikdad’ın Rusya ile yakın ilişkilere sahip olduğu bilinmektedir. 22 Kasım’da Beşar Esed tarafından Dışişleri Bakanlığı görevine atandı.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi: Joel Rayburn
1969 doğumlu Rayburn, 1992-2018 arasında 26 yıl ABD ordusunda görev aldı. Askerlik döneminde uzun yıllar Irak’ta görev yaptı. West Point ABD Askeri Akademisi’nde bir dönem öğretim görevliliği yapan Rayburn, ulusal güvenlik ve ABD’nin Irak Savaşı üzerine kitap ve makaleler kaleme aldı.  ABD Ordusu çatısı altındaki akademik faaliyetleri de Irak merkezli oldu. 2018’den sonraki dönemde ise diplomat olarak ABD hariciyesine hizmet vermeye başladı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nde İran, Irak, Suriye ve Lübnan’dan sorumlu direktör olarak görev yaptı. 2018’den bu yana Dış İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı ve Suriye Özel Elçiliği görevlerinde bulunan Rayburn, 9 Kasım’da ABD Dış İşleri Bakanı Pompeo tarafından James Jeffrey’nin yerine ABD’nin Suriye Özel Temsilciliği görevine atandı. İran karşıtı tutumu ile bilinen Rayburn’un hedefi DEAŞ’ın yenilgiye uğratılması ve İran’ın Suriye’den çıkartılması olarak bilinmektedir. Rayburn, İran ve milislerinin bölgede istikrarsızlığı ve mehzepçi çatışma dinamiğini beslediğini bu sebeple de söz konusu İran varlığı oldukça DEAŞ’ın tamamen bitirilmesinin imkansız olduğunu iddia etmektedir. Suriye muhalefeti ile de temaslarda bulunan Rayburn, Suriye’de rejim ve muhalefet arasında devam eden çatışmaya dair nihai çözümün, askeri değil diplomatik yollarla mümkün olduğunu savunmaktadır.
Cumhuriyet Muhafızları (CM)
Suriye Devlet Başkanı Hafız Esed tarafından 1976’da kuruldu. İç savaşın patlak verdiği 2011’e kadar başkent Şam’ın içinde konuşlanılmasına izin verilen yegane mekanize askeri birliktir. Olası iç ve dış saldırılara karşı başkent Şam’ı ve rejimin önemli isimlerini korumak bu birimin temel göreviydi. Başkanlık sarayı ve rejimin üst düzey yetkililerinin ikamet ettiği Malki bölgesi CM için öncelikli savunma alanlarıydı. Rejimin en sadık elemanlarının görev alabildiği bu birlikler, savaş öncesi dönemde Deyr ez-Zor petrol sahalarının gelirlerinden de pay elde etmekteydi. İç savaş ile birlikte faaliyetleri ülke sathına yayılan CM, bu süreçte hem genişledi hem de merkeziyetten uzaklaştı. CM’ye bağlı toplam personel sayısına dair farklı iddialar mevcuttur. Rus kaynakların 60 bin olduğuna dair iddiaları bir yana en az 25 bin personele sahip oldukları bilinmektedir. CM’ye bağlı mekanize birlikler, zırhlı birlikler, özel kuvvetler, hava indirme birlikleri, topçu birlikleri ve keşif birliği bulunmaktadır. CM’yi 2016 Ocak’tan bu yana Tümgeneral Talal Şefik Mahluf komuta etmektedir. Talal Mahluf, rejimin finansörü ünlü Mahluf ailesinin bir üyesidir. Savaşın ilk günlerinde başkente yakın Dera bölgesinde çatışmalara müdahil olan CM  unsurları, 2011’den bu yana şu bölgelerde görev almıştır: “Şam şehir merkezi, Doğu Guta, Vadi Barada, el-Tal, Deraya, Adra, Halep, Deyr ez-Zor, Şeyh Said, Harasta, Leyramun, Ayn el-Fica, Cubeyle, Deyr Kanun, Cobar, Rif Şam, Yebrud, Deyr ez-Zor Havaalanı, Merc el-Sultan, Han Tuman, Lazkiye kırsalı, Deyr Selman, Duma, Mahin, Bustan Paşa, Tamura Tepeleri, Halep 1070 Konutları bölgesi, Hanasir, Rakka, Halep kırsalı, Zahra, Tedmür, Suhne, Kabun, Ruseyfa, Ayn Terme, Rakka kırsalı, Yermuk, Kuneytra,  Hacer el-Esved, Elbukemal, Dera.” Cumhuriyet Muhafızları birlikleri, Rusya’nın Suriye ordu birliklerini reform çabalarının bel kemiğini oluşturdu. Yeni birliklerin oluşturulması ve eğitiminde Cumhuriyet Muhafızlarına bağlı unsurlar katkıda bulundu.