Kim Kimdir?
Ebu Azrail’in de Yer Aldığı Şii Yapılanma: İmam Ali Taburları Hande Karataş  
Ebu Azrail’in de Yer Aldığı Şii Yapılanma: İmam Ali Taburları İslami Irak Hareketi (Harakat al-Iraq al-Islamiyah)’nin silahlı kolu olarak Haziran 2014’te kurulmuş ve Irak sivil savaşına dahil olmuştur. DAEŞ’e karşı kurulmuş olmasıyla beraber Haşdi Şabi’nin kolu olarak operasyonlarını yürütmektedir. Taburun 500–1000 arası savaşçısı olduğu tahmin edilmektedir. İdeoloji olarak Şii İslamcılığı ve İran Velayet-i Fakih sistemini savunmaktadır, İran İslam Devleti Lideri Ali Hamaney’e bağlıdır.[1] Lideri Shibl el-Zeydi, Mukteda el-Sadr’ın Amerikan karşıtı Mehdi Ordusu’nda yer almış bir figürdür, aynı zamanda Amerika’nın Irak işgali sırasında tutuklanmış, Irak hükümeti tarafından 2010 yılında serbest bırakılmıştır. 2014’te grup kurulduktan sonra Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani ile birlikte görüntülenen Zeydi, İran’ın Suriye’de kullandığı Iraklı Şii milisler arasında en dikkat çeken isimlerdendir.[2] Operasyonları yürüten komutanı ise Ebu Mehdi el-Mühendis’tir, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile yakın ilişki içerisindedir. Tabur aynı zamanda Hristiyan milislerden oluşan Ketaib Ruhullah İsa İbn Meryem ordusunun eğitimlerinde görev almıştır.[3] Suriye İç Savaşı’nda aktif olduğu alanlar Palmira, Halep ve Ebu Kemal’dir. Son dönemde Hama’nın kuzeyi, Şam, Deyr ez Zor ve Suriye’nin doğu kırsalı/çöl arazisinde konumlanmaktadır.[4] Grup en çok bir konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret eden Ebu Azrail ya da Iraklı Rambo olarak bilinen milisi ile gündeme gelmiştir. Suriye’de özellikle Şam’da eğitim kampları bulunan grup, Hizbullah el-Nuceba ile beraber milislerin eğitimlerini sürdürmektedir.[5] 2018’de İmam Ali Taburları, Irak’ta, İran destekli Fetih el-Mubin adlı seçim koalisyonuna katılmıştır. İnfografik Hande Karataş’ın çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır. Kaynakça1)http://www.defenddemocracy.org/content/uploads/documents/ImamAliBrigade.pdf2)https://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/kataib-al-imam-ali-portrait-of-an-iraqi-shiite-militant-group-fighting-isis3)https://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/kataib-al-imam-ali-portrait-of-an-iraqi-shiite-militant-group-fighting-isis4)http://fsaplatform.org/foreign-shia-militia-map5)https://www.longwarjournal.org/archives/2017/07/iraqi-shia-militias-promote-training-camps-in-syria.php
Suriye Sivil Savunma Örgütü: Beyaz Baretliler
Suriye Sivil Savunma Örgütü: Beyaz Baretliler Beyaz Baretliler, Suriye’de kurtarma faaliyetlerine 2013 yılında başladılar. 2013 yılında Türkiye’de AKUT tarafından eğitildiler ve Türkiye tarafından eğitim ve ekipman başta olmak üzere birçok konuda destek aldılar. Beyaz Baretliler, Chemonics ve Mayday Rescue kurumları aracılığı ile Birleşik Krallık, Hollanda, Danimarka, Almanya, Kanada, Yeni Zelenda ve ABD tarafından desteklenmektedir. Beyaz Baretlilerin lideri Raid el Salah’ın Anadolu Ajansına verdiği röportajda şu ifadeler yer almıştır: ‘’Beyaz Baretliler’in oluşumunda Türkiye’nin hayati bir rolü var. Bizi baştan beri eğiten Türkiye’dir. Türkiye, hem ekipman hem eğitim desteği verdi. Arama kurtarmadan lojistiğe birçok alanda ekipmanlarımızı Türkiye sağladı.’’ Adını gönüllülerinin kullandığı beyaz baretlerden alıyorlar. Anadolu Ajansının aktardığına göre Beyaz Baretliler bugüne dek en az 115 bin insanın hayatını kurtardı. 2016 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiler. 2017 yılında ise Orlando von Einsiedel yönetmenliğini yaptığı ‘’The White Helmets’’ belgeseli, ‘En İyi Kısa Belgesel’ dalında Oscar aldı. Oscar törenine bir mesaj gönderen Raid el Salah, ’’Bu film bizim çalışmalarımızı dünyaya tanıttığı için müteşekkiriz. Kuruluşumuza Kuran’daki ‘Kim bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarır’ ayeti rehberlik ediyor’’ ifadelerini kullandı. Beyaz Baretliler, bu zamana kadar gerçekleştirdikleri kurtarma operasyonlarında en az 250 üyelerini kaybettiler. Beyaz Baretliler’in 250’ye yakın kadın çalışanı olmakla birlikte toplam 3922 gönüllüden oluşmaktadır. Kaynak: Anadolu Ajansı, Suriye Gündemi ve syriacivildefense.org İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.
Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ne Katılan Gruplar Kutluhan Görücü  
Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ne Katılan Gruplar 28 Mayıs 2018 tarihinde İdlib ve çevresinde faaliyet gösteren 11 muhalif grubun birleştiklerini duyurması ile birlikte ‘Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ kuruldu. Ağırlık olarak İdlib ve çevresinde faaliyet gösteren gruplardan oluşan yeni oluşum içerisinde Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonuna katılan Feylak uş Şam, Ahrar uş Şam ve Zeytin Dalı operasyonuna katılan Nasr Ordusu ve 23. Fırka (Tümen) da bulunmaktadır. Yeni oluşum içerisinde yer alan 11 muhalif grup; Feylak uş Şam, Nasr Ordusu, Özgür İdlib Ordusu, 1. Sahil Tümeni, 2. Sahil Tümeni, 1. Piyade Fırkası, 2. Ordu, Ceys el Nukba, Şuheda El İslam Dareyya, El Huriyye Tugayı ve 23. Fırka’dır. Yeni oluşumun içerisinde bulunan Özgür İdlib Ordusu’da 22 Eylül 2016’da 3. Fırka, Sukur el Cebel (Dağ Şahinleri) ve Fırka Şimaliyye (Kuzey Fırka) adlı üç ÖSO grubunun birleşmesi ile oluşmuştu. 3 Ağustos tarihinde ise Ahrar uş Şam ve Nureddin Zengi Hareketinin oluşturduğu Suriye Kurtuluş Cephesi ve Ceys al Ahrar ve Sukur el Şam grupları da Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne dahil oldu. Böylelikle Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne katılım sağlayan 15 grup olmuştur. Yeni birleşimin ardından UKC’nin lider kadrosu da sosyal medyada duyuruldu. Buna göre grubun lideri Feylaku’ş Şam’dan Ebu Yemin künyesiyle tanınan Fazlullah Haci, şura meclisi başkanı Nasr Ordusundan Suheyb Leyyuş, birinci yardımcı Sukuru’ş Şam’dan Ahmed Mustafa Serhan, ikinci yardımcı Ceys al Ahrar’dan Velid Haşim el Meşayil, askeri lider Inad Derviş, sözcü ise Naci Mustafa oldu. Ulusal Özgürleştirme Cephesi, sosyal medya üzerinden servis ettiği birleşme bildirisinde “Yeni oluşumun hedefi, Suriye’de İdlib ilindeki Özgür Suriye Ordusu’nun bileşenlerini tek çatı altında birleşmesidir.”ifadelerini kullandı. Ulusal Özgürleştirme Cephesi’nin yeni katılımlarla birlikte savaşçı sayısının yaklaşık olarak 55 bin civarı olduğu düşünülmektedir. İdlib sahasındaki ÖSO birliklerinin tamamının birleşimde bulunurken Ceys el İzze’nin oluşuma katılmaması dikkat çekti. Son birleşmelerle birlikte İdlib sahasında etkinlik sahibi en güçlü 2 grup olarak Heyet Tahrir uş Şam ve Ulusal Kurtuluş Cephesi ortaya çıktı. UKC yaklaşık olarak İdlib sahasının yarısını kontrol etmektedir. İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.
Suriye’de El Kaide bağlantılı grup: Hurras ed Din Kutluhan Görücü  
Hurras ed Din 27 Şubat 2018’de sosyal medya ağları üzerinde yayınladığı bir açıklama ile kuruluşunu ilan eden Hurras ed Din (Dinin Muhafızları) grubuna ilk biat (bağlılık yemini) edenler Ceyşu’l Melahim, Ceyşu’l Badiye, Ceyşu’l Sahil, Seraya Kabul ve Seriyeti Guta ve Duma adlı yapılanmalar oldu. 5–6 Mart tarihlerinde ise Ebu Ubeyde Bin Cerrah Ketibesi, Ebubekir Sıddık Ketibesi, Bettar Ketibesi, Guraba Seriyesi ve Abdurrahman bin Avf Seriyesi, Hurras ed Din grubuna katıldıklarını duyurdu. 10 Mart tarihinde ise Seraye el Sahil grubu Hurras ed Din’e katıldığını açıkladı. 29 Nisan tarihinde ise Hurras ed Din grubu, eski Cund el Aksa grubu üyelerinin oluşturduğu Ensaru’t Tevhid ile birleşerek Hilf Nusretu’l İslam(İslam’ın Zaferi İttifakı) oluşumunu ilan ettiler. Ağustos ayının başında Ensaru’l Hak ve Ebna eş Şeria, 6 Eylül’de ise Tevhid Tugayı Aslanları adlı 3 grup bir açıklama yayınlayarak Hurras ed Din’e katıldıklarını ilan ettiler. Böylelikle Hurras Ed Din grubuna katılan 14 grup, bir de ittifak girişimi bulunmaktadır. Hurras ed Din grubunun oluşumunun tarihsel nedeni Nusra Cephesinin El Kaide’den biatını geri çekmesine kadar gitmektedir. Merkez El Kaide lideri Eymen el Zevahiri’nin HTŞ yönetimine yönelik gerçekleştirdiği ‘biat’ açıklamaları ile HTŞ içerisindeki El Kaideci kanadın kopuşu hızlanmış ve Hurras ed Din yapılanmasının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Hurras ed Din yapılanmasına El Kaide ile iltisaklı veya El Kaide’nin çizgisini sürdüren grup ve kişilerin dahil olması bu örgütlenme için Suriye’deki El Kaide oluşumu olarak nitelenmesini ortaya çıkarmıştır. Grubun ilk operasyon duyurusu, 26 Nisan’da Hama’nın kuzey kırsalında rejime yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı 30 Nisan’da Telegram adresi üzerinden servis ettiği görüntülerle birlikte üstlenmesi ile gerçekleşti. Örgüt belirli aralıklarla rejim unsurlarına yönelik sızma girişimlerine devam ederken ayrıca askeri eğitim kampları da düzenlemektedir. Oldukça küçük grupların birleşiminden meydana gelen Hurras ed Din’in savaşçı sayısı bilinmemekle beraber, 1.000 civarında olduğu düşünülmektedir. Yapılanmanın medya ayağını ise ‘Şam el Ribat’ kanalı oluşturmaktadır. Grup bu kanal aracılığı ile propaganda, beyanat, eğitim veya operasyon videoları yayımlamaktadır. Grubun liderliğine dair henüz resmi bir açıklama yoktur. Ancak eskiden Nusra Cephesi ve Heyet Tahriru’ş Şam’da görev alan Ebu Hammam el Şami, Sami El Ureydi, Ebu Culeybib el Ürdüni ve Ebu Hatice el Ürdüni gibi isimler yapılanmanın öne çıkan isimleridir. İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.
Ulusal Özgürleştirme Cephesi Kutluhan Görücü  
Ulusal Özgürleştirme Cephesi 28 Mayıs 2018 tarihinde İdlib ve çevresinde faaliyet gösteren 11 muhalif grubun birleştiklerini duyurması ile birlikte ‘Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ kuruldu. Ağırlık olarak İdlib ve çevresinde faaliyet gösteren gruplardan oluşan yeni oluşum içerisinde Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonuna katılan Feylak uş Şam ve Zeytin Dalı operasyonuna katılan Ceys el Nasr ve 23. Fırka (Tümen) da bulunmaktadır. Yeni oluşum içerisinde yer alan 11 muhalif grup: Feylak uş Şam, Ceys el Nasr, Ceys İdlib Hür, 1. Sahil Tümeni, 2. Sahil Tümeni, Fevc el Evvel, Ceys el Sani, Ceys el Nukba, Şüheda el İslam Darayya, Fırka el Hurriye ve 23. Fırka’dır. Yeni oluşumun içerisinde bulunan Ceys İdlib Hür 22 Eylül 2016’da 3. Fırka, Sukur el Cebel ve Fırka Şimaliyye adlı üç ÖSO grubunun birleşmesi ile oluşmuştu.Ulusal Özgürleştirme Cephesi’nin de güç ve ağırlık merkezi Feylak uş Şam, Ceys el Nasr ve Özgür İdlib Ordusu oluşturmaktadır. Bu durum liderlik kadrosuna da yansımıştır. Ulusal Özgürleştirme Cephesi’nin lideri Feylak uş Şam grubunun komutanlarından Fadıl Allah El Hacci, yardımcısı ve askeri lider ise Ceys el Nasr ordusundan Suhayp Leyyüş ve Muhammed Mansur oldu. Ulusal Özgürleştirme Cephesi’nin basın kaynaklarına verdiği ifadelere göre yeni oluşumun askeri kapasitesi yaklaşık 20.000’dir. Ulusal Özgürleştirme Cephesi, sosyal medya üzerinden servis ettiği birleşme bildirisinde “Yeni oluşumun hedefi, Suriye’de İdlib ilindeki Özgür Suriye Ordusu’nun bileşenlerini tek çatı altında birleşmesidir.”ifadelerini kullandı. ‘Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ne katılacağı yönünde basına haber olan Ceyşu’l İzze, Ceyşu’l Ahrar ve Şukur el Şam gibi İdlib’te faaliyet gösteren önemli muhalif grupların yeni oluşumda yer almaması dikkat çekti. Kaynak: Anadolu Ajansı ve Suriye Gündemi İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.
Kriz Dönemlerinde İran Dışişleri Bakanı: Ali Ekber Velayeti
Kriz Dönemlerinde İran Dışişleri Bakanı: Ali Ekber Velayeti 1945 yılında Tahran’a bağlı Şemiran köyünde doğan Ali Ekber Velayeti, İran dini liderine uluslararası konularda danışmanlık yapmaktadır. Lisans eğitimini Tahran Üniversitesi Tıp Fakültesi bölümünde, master eğitimini Amerika’da Johns Hopkins Üniversitesi’nde alan Ali Ekber Velayeti, 79 devrimi sonrası 1980-81 yılları arasında Sağlık Bakanı Yardımcılığı yaptıktan sonra 1981-1997 arasında Ali Hamaney ve Haşimi Rafsancani’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde 16 yıl boyunca Dışişleri Bakanlığı görevini yürütmüştür.[1]Ali Ekber Velayeti, Maslahatı Teşhis Konseyi üyeliği de olmak üzere siyaset, kültür ve tıp alanlarında 38 görevi aynı anda yürüten tecrübeli bir isimdir. [2] Ali Ekber Velayeti, 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş sonrası İran adına diplomatik temaslarda öne çıkan önemli bir siyasetçidir. “Eğer Suriye’de savaşmasaydık düşmanla İran’da çarpışırdık” diyen Velayeti, “Amerika’nın Suriye’yi direniş cephesinin zayıf halkası olarak gördüğünü fakat Suriye’nin direniş cephesinde altın halka olduğunu” ilave etmiştir.[3] 2015 yılında yaptığı bir başka açıklamada, “Suriye’ye yaptığımız yardımlar olmasa idi bu devlet düşmüş olurdu” ifadesini kullanan Velayeti, Beşar Esad’ın varlığını İran için  “kırmızı çizgi” olarak tanımlamıştır. [4] ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin DAEŞ’in kalesi Rakka’yı alması sonrası Beyrut’ta yaptığı açıklamada Suriye Ordusu’nun Rakka’ya ilerleyeceğini duyuran Ali Ekber Velayeti[5], Doğu Guta’nın rejim güçlerinin eline geçmesinden sonra ise muhaliflerin elinde bulunan İdlip şehrinin sıradaki hedef olduğunu açıklamıştır.[6] İsrail savaş uçaklarının Humus’ta bulunan T-4 hava üssünü vurmasıyla 7 İran Devrim Muhafızları üyesinin ölümünü cinayet olarak değerlendiren Ali Ekber Velayeti, bu saldırıların cevapsız kalmayacağını söylemiştir.[7] 2017 yılında Şam’da Suriye Eğitim Bakanı ile görüşen Velayeti, Suriye’nin İran Azad Üniversitesi’nin bölge ülkelerindeki merkezi olacağını, Şam, Halep ve Lazkiye şehirlerinde Azad Üniversitesi’nin kurulacağını duyurmuştur. İran Azad üniversitesinin hâlihazırda Lübnan, Afganistan, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde faaliyetleri bulunmaktadır. [8] Ali Ekber Velayeti Suriye’de tansiyonun yükseldiği dönemlerde İran devrim lideri tarafından Şam’a gönderilip İran Dışişleri Bakanı seviyesinde temaslarda bulunabilmektedir. Velayeti’nin Beyrut, Bağdat ve Şam’daki diplomatik temaslarının trafiği İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif’in temaslarından daha yoğun olduğu söylenebilir. Dipnotlar [1]http://hamshahrionline.ir/details/59893 [2]http://etemaadonline.ir/content/147172/%D8%A7%DB%8C%D9%86%D9%81%D9%88%DA%AF%D8%B1%D8%A7%D9%81%DB%8C%DA%A9–%D9%88%D9%84%D8%A7%DB%8C%D8%AA%DB%8C-72-%D8%B3%D8%A7%D9%84%D9%87%D8%9B-%D9%85%D8%B1%D8%AF%DB%8C-%D8%A8%D8%A7-38-%D9%85%D8%B3%D8%A6%D9%88%D9%84%DB%8C%D8%AA [3]http://www.ana.ir/news/72884 [4]http://www.dw.com/fa-ir/%D9%88%D9%84%D8%A7%DB%8C%D8%AA%DB%8C-%D8%A7%D8%B3%D8%AF-%D8%AE%D8%B7-%D9%82%D8%B1%D9%85%D8%B2-%D8%AC%D9%85%D9%87%D9%88%D8%B1%DB%8C-%D8%A7%D8%B3%D9%84%D8%A7%D9%85%DB%8C-%D8%A7%D8%B3%D8%AA/a-18897644 [5]http://www.bbc.com/persian/world-41862223 [6]http://farsi.alarabiya.net/fa/middle-east/2018/04/12/%D9%85%D8%B4%D8%A7%D9%88%D8%B1-%D8%AE%D8%A7%D9%85%D9%86%D9%87-%D8%A7%DB%8C-%D9%BE%D8%B3-%D8%A7%D8%B2-%D8%BA%D9%88%D8%B7%D9%87-%D8%AF%D9%85%D8%B4%D9%82-%D8%A7%D8%AF%D9%84%D8%A8-%D8%B1%D8%A7-%D8%AA%D9%87%D8%AF%DB%8C%D8%AF-%DA%A9%D8%B1%D8%AF.html [7]http://www.bbc.com/persian/iran-43712039 [8]http://velayati.ir/fa/news/2319/%D8%B3%D9%88%D8%B1%DB%8C%D9%87-%D9%85%DB%8C%E2%80%8C%D8%AA%D9%88%D8%A7%D9%86%D8%AF-%D9%85%D8%B1%DA%A9%D8%B2-%D9%81%D8%B9%D8%A7%D9%84%DB%8C%D8%AA%E2%80%8C%D9%87%D8%A7%DB%8C-%D9%85%D9%86%D8%B7%D9%82%D9%87%E2%80%8C%D8%A7%DB%8C-%D8%AF%D8%A7%D9%86%D8%B4%DA%AF%D8%A7%D9%87-%D8%A2%D8%B2%D8%A7%D8%AF-%D8%A7%D8%B3%D9%84%D8%A7%D9%85%DB%8C-%D8%A8%D8%A7%D8%B4%D8%AF    
Suriye Türkmen Meclisi
Suriye Türkmen Meclisi Suriye Türkmenleri, 2011 öncesinde Rejim’in baskıları nedeniyle siyasi örgütlenme tecrübesi ve lider kadrosuna sahip değildi. 2011 sonrasında, coğrafi konum, dil ve kültürel bağlar, Türkiye’de Suriye Türkmen diasporasının varlığı ve Türkiye’nin muhaliflere destek vermesi gibi nedenlerle Türkmen siyasi yapılanmasının merkezi Türkiye olmuştur. İlk Türkmen siyasi kuruluşları 2011 yılında kurulan Suriye Demokratik Türkmen Hareketi ve Suriye Türkmen Kitlesi’dir. Siyasi partilere ek olarak Türkiye’de yaşayan Suriye Türkmenlerinin girişimi ile 2012 yılında Suriye Türkmenleri Platformu kurulmuştur. Suriye Türkmen Platformu’nun girişimi ile 15 Aralık 2012 tarihinde, 1.200’den fazla Suriyeli Türkmen İstanbul’da bir araya gelerek, sorunlarını ve geleceklerini masaya yatırmışlar; toplantıda Suriye Türkmenlerinin meşru temsilcisi olması ve her türlü müzakereyi yürütmesi amacıyla Suriye’den seçilecek delegeler yoluyla Suriye Türkmen Meclisi kurulmasını hedeflenmiştir. Platform’un ortaya koyduğu hedef doğrultusunda 30 Mart 2013 tarihinde dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile, gerçekleştirilen Ankara Toplantısı’nda 400 Türkmen delegenin oyları ile Suriye Türkmen Meclisi kurulmuştur. Bu toplantı, Türkiye devlet ve hükümet yetkilileri, Suriye muhalefeti ve yabancı ülke temsilcilerinin yüksek katılımıyla, Suriye Türkmenleri tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. 10 Şubat 2018 tarihinde yapılan 4. Genel Kurul neticesinde Dr. Muhammed Vecih Cuma Suriye Türkmen Meclisi başkanı olarak seçilmiştir. Suriye Türkmen Meclisi Halep-İdlib, Bayır-Bucak (Lazkiye-Tartus), Hama-Humus, Şam-Golan ve Rakka bölgelerinden bağımsız delegeler ile 3 Türkmen siyasi partinin delegelerinden oluşan 420 delegenin seçtiği, 42 kişilik Meclis üyesinden oluşmakta, Başkan Meclis üyeleri içerisinden seçilmektedir. Suriye Türkmen Meclisi 6 temel organdan oluşmaktadır: Genel Kurul Türkmen Meclisi Yürütme Kurulu İstişare Kurulu Disiplin Kurulu Seçim Kurulu Suriye Türkmen Meclisi hem Türkiye hem de Suriye içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Suriye Türkmen Meclisi’nin Ankara merkez olmak üzere İstanbul, Hatay/Yayladağı, Gaziantep, Osmaniye ve Fırat Kalkanı Alanı’nda temsilcilikleri bulunmaktadır. Suriye Türkmen Meclisi’nin Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK)’da siyasi temsilcileri bulunmaktadır. Suriye Türkmen Meclisi’nin resmi hedefleri: Suriye Türkmenlerinin zorla göç ettirildikleri topraklarına geri dönüşlerini garanti altına almak, Yeni Suriye’de Suriye Türkmenlerinin, Türkçe’nin kullanımı dahil olmak üzere, Türkmenlerin siyasi, kültürel, iktisadi ve sosyal haklarının anayasa ve uluslararası anlaşmaların üstünlüğü ilkesi çerçevesinde güvence altına alınması. Yeni Suriye yönetiminin demokratik, adil ve şeffaf seçimlerle oluşturulmasını sağlamak, Yeni Suriye’de tüm grupların “barış içinde bir arada yaşama” prensibini benimseyeceği bir anayasal düzeni kurmak.
Menbiç Askeri Konseyi Genel Komutanı: Muhammed Ebu Adil
Menbiç Askeri Konseyi Genel Komutanı: Muhammed Ebu Adil Menbiç kökenli olan ve 1979 yılında doğan Muhammed Ebu Adil, evli ve 10 ila 22 yaşları arasında yedi çocuğa sahiptir. New York Times’a verdiği röportajda Suriye Devriminden önce hiçbir askeri bilgiye sahip olmadığını ve bir iş adamı olduğunu belirtmiştir.[1] Menbiç Askeri Konseyi genel komutanlığı görevine getirilmeden önce ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon ile birlikte en az 13 savaşta yer almıştır.[2] DAEŞ’in Ayn el Arab’a (Kobane) düzenlemiş olduğu saldırılar sırasında YPG ile birlikte Şems el ŞimalTugayıGenel Komutanı olarak savaşmıştır.[3] Şems al Şimal Tugayı Genel Komutanlığı yaparken Tişrin barajının ele geçirilmesi operasyonunda yer alan Ebu Adil, Tişrin’in ele geçirilmesinin ardından Menbiç Askeri Konseyi’nin oluşturulduğunu belirtmektedir. YPG/SDG’nin Menbiç’i DAEŞ’ten ele geçirmek üzere başlattığı operasyona Şems el Şimal Tugayı Genel Komutanı olarak katılım sağlamıştır. Muhammed Ebu Adil, 2017 yılının Ağustos ayında Menbiç Askeri Konseyi Genel Komutanı Adnan Ebu Emced’in Rakka’da öldürülmesi üzerine onun görevine getirilmiştir. 2017 yılının Kasım ayında Kıyam Hareketinin Menbiç şehrinde YPG/SDG komutanlarını hedeflediği saldırısında yaralanmıştır.[4] 19 Nisan 2018’de Sputnik’e konuşan Ebu Adil;  ‘’Türkiye’nin Menbiç’e yönelik açıklamalarını ciddiye alıyoruz. Ona göre tedbirlerimizi alıyoruz.’’ifadelerini kullanmıştır.[5] İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır. Dipnotlar [1]https://www.nytimes.com/2018/02/17/world/middleeast/syria-kurds-islamic-state-manbij.html [2]https://www.nytimes.com/2018/02/17/world/middleeast/syria-kurds-islamic-state-manbij.html [3]http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/10/141030_oso_komutan_kobani [4]https://twitter.com/Baco_UK/status/926949635964456960 [5]https://tr.sputniknews.com/columnists/201804191033104310-abd-askerleri-menbic-saldiri-karsilik-sozu-verdi/?utm_source=https://t.co/AVTX5xF1ay&utm_medium=short_url&utm_content=hshH&utm_campaign=URL_shortening
İran Ehl-i Sünnet Muhacirleri Hareketi Adem Yılmaz  
İRAN EHL-İ SÜNNET MUHACİRLERİ HAREKETİ İran’ın Sünni bölgelerinde Selefilliğin yaygın olduğunu iddia etmek doğru olmayacaktır. 90’lı yılların sonlarından 2005 yılına kadar İran’ın Kürdistan eyaleti olmak üzere çeşitli bölgelerinde El-Kaide, Ensar el-İslam gibi oluşumlara ait faaliyetlerin varlığında artış gözlemlenmiştir. 2001-2003 yılları arasında Ensar el-İslam örgütünün Irak’ta bazı yerleşim yerlerinde kontrolü sağlamasıyla birlikte İran’ın Kürdistan bölgesinden Ensar el-İslam’a katılımlar artmış, IKBY’ye yönelik saldırılarda bu üyeler etkin olmuşlardır. Ensar el-İslam’ın gerilemesi ile birlikte “Kürdistan El-Kaide Ketibesi” kurulmuştur. Irak ve İran’ın Kürdistan bölgelerinden üye devşiren grup, Erbil ve Süleymaniye’de intihar saldırıları düzenlemiştir. 2008 sonrası Kürdistan El-Kaide Ketibesi’nin etkisiyle İranlı birçok üyenin Afganistan ve Pakistan’a giderek Taliban ve El-Kaide kamplarında eğitim aldıkları iddia edilmiştir. 2011 sonrası iç savaşın başlamasıyla birlikte cihadi selefilik taraftarı İranlıların Suriye’ye hareket ettiği bilinmektedir. 2014’te Daeş’in hilafet ilanı sonrasında hâkimiyet kurduğu alanlarda farklı grupların tutunmasına izin vermeyip biat talep etmesi üzerine İranlı savaşçıların büyük kısmı Nusra Cephesi’nin varlık gösterdiği bölgelere geçmiştir. Irak’ta Daeş’e biat etmek istemeyen Ensar el-İslam örgütü üyeleri de zamanla Suriye’deki Nusra bölgelerine geçmiştir. Nusra Cephesi bünyesindeki İranlı savaşçılar sayısal olarak artış gösterince kendilerini “Müdafiin-i Ümmet” olarak adlandırdılar. Bu isimlendirme, İran Devrim Muhafızları’nın koordine etttiği, Hazreti Zeynep türbesini koruma iddiasıyla “Müdafiin-i Harem / Türbe Savunucuları” diye adlandırılan Şii milislere tepki olarak kullanılmıştır.1 2015’te Ensar el-İslam’a bağlanan Suriye’deki İranlı savaşçılar bir yıl sonra ayrılarak “İran Ehl-i Sünnet Muhacirleri Hareketi” isminde yeni bir grup kurmuşlardır. 2016’nın Ramazan ayında üye sayısı 200’e yakın bulunan bu grup, Nusra Cephesi’ne biat ederek müstakil yapısını korumuştur. 2017’de omurgasını Nusra Cephesi’nin oluşturduğu Heyet Tahrir el-Şam’a bağlanan hareket en büyük kayıplarını Halep kırsalındaki çatışmalarda ve Hama’nın kuzey kırsalında gerçekleşen “De ki; yapın” operasyonunda yaşamıştır. Hareketin Şer’i kadılarından Mevlevi Abdulkerim Beluçi ve Mamosta Ebubekir Kurdi, Aralık 2017’de Hama’nın kuzey kırsalında çıkan çatışmalarda hayatını kaybetmişlerdir.2 Hareketin bünyesinde başta Kürt ve Beluç olmak üzere Fars, Türkmen ve Ahvaz Arapları bulunmaktadır. Son zamanlarda sosyal medyada yazılı ve görsel paylaşımlarını arttıran grup, hazırlanan görüntülerin başında “Kadisiyye Kurumu’nun takdimidir” cümlesini kullanmaktadır.3 Hareketin lideri Mamosta Abdurrahman Fettahi, İran’ın Mahabad şehri yakınlarındaki Mukriyan’da doğmuştur. 2010’da İran’ın Kerec şehrinde hapis yatan Fettahi, serbest bırakılınca Suriye’ye geçmiştir. 4 İran Ehl-i Sünnet Muhacirleri Hareketi, Suriye’deki savaş dışında bazı konular hakkında beyanat yayınlamıştır. Kudüs’ün İsrail başkenti olarak kabul edilmesine tepki, Aralık 2017’de İran’da başlayan gösterilere destek, İran’da bazı Sünni mahkumlar için verilen idam kararlarına istinaden intikam beyanı bunlardan bazılarıdır.5 Suriye’de Ahrar’uş-Şam, Feylak’uş- Şam gibi grupların bünyesinde de İranlı Sünni savaşçılar bulunmaktadır. Sadece İranlılardan oluşması sebebiyle İran Ehl-i Sünnet Muhacirleri Hareketi ayrı bir önemi haizdir. İran’daki mevcut rejime muhalif, sol menşeli Halkın Mücahitleri Örgütü, İran Kürdistanı Demokrat Partisi, Pejak gibi örgütlerin İran dışında farklı bir ülkede teşkilatlandığı, kamp kurduğu görülmüştür. İran Ehl-i Sünnet Muhacirleri Hareketi, mezhep karakterli olarak İran dışında teşkilatlanan, İranlılardan oluşup İran’daki mevcut rejime karşı hareket etmesi bakımından bir ilktir. İnfografik Adem Yılmaz’ın çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.
Ebulfazl Tabatabai Eşkzeri | Velayet-i Fakih’in Suriye Temsilcisi Adem Yılmaz  
Ebulfazl Tabatabai Eşkzeri | Velayet-i Fakih’in Suriye Temsilcisi Ebulfazl Tabatabai Eşkzeri, 1968 yılında İran’ın Mazenderan eyaletine bağlı Babolser şehrinde doğmuştur. Medrese eğitimine Mazenderan eyaletinin Feridunkar şehrinde Ayetullah Bakuyi’nin yanında başlayan Eşkzeri, 20 yaşında medrese eğitimine Kum şehrinde devam ederek Ayetullah Mekarim Şirazi ve Ayetullah Vahid Horasani gibi Kum ilim camiasının tanınan isimlerinden ders almıştır. Eşkzeri, “Hazreti Veliyyi Asr(Mehdi) Araştırmaları Merkezi”, “Horasan Razavi Şii ve Sünni Müşterek İlim Heyeti” gibi kurumlarda üyelik yapmış, bir yıl Suriye’de Arapça eğitimi almıştır.[1] 2004-2016 yılları arasında Horasan Razavi eyaletinin Feriman şehrinde Cuma imamlığı vazifesinde bulunan Eşkzeri, Mayıs 2016’da İran Devrim Rehberi Ali Hamaney ile yaptığı bir görüşme sonrası Velayeti Fakih’in[2] Suriye temsilciliğine getirilmiştir. [3] İran Devrim Rehberi’nin Irak, Suriye ve Lübnan’da temsilcilikleri bulunmaktadır. Eşkzeri’den önce Mucteba Hüseyni Irak ve Suriye temsilciliğini birlikte yürütmekte idi. Eşkzeri, Suriye’deki görevine vardıktan sonra Humus şehrinde Hazreti Rukiyye Üniversitesi, Nebiyy-i Ekrem ilim havzası, Fua ve Keferya’dan muhacir aileler ile birçok köyde okul ve mescitleri ziyaret etmiştir. Bu ziyarete Kum merkezli Camiatu’l Mustafa el Alemiye Üniversitesi’nin Suriye Koordinatörü de katılmış, Hüseyniyeler ziyaret edilmiştir.[4] Suriye’de İran destekli milis gruplarına motivasyon ziyaretleri de gerçekleştiren Ebulfazl Tabatabai Eşkzeri, Kasım 2017’de Suriye’nin doğusundaki Ebu Kemal şehrinde operasyona katılan Şii milisleri cephede ziyaret ederken Hazreti Zeynep ve Hazreti Rukiyye’den selam takdim ettiğini söylemiştir. Eşkzeri son olarak 5 Nisan 2018’de Hama’nın kuzeyindeki sınır cephelerinde bulunan İranlı milislere moral ziyareti gerçekleştirmiştir. Hayatını kaybeden bazı milislerin cenaze namazlarını Şam güneyindeki Hazreti Zeynep Türbesinde kıldıran Eşkzeri, Afgan Fatimiyyun Tugayı üyeleri başta olmak üzere Şii milislerin matem merasimlerine katılıp sohbetler vermektedir. İnfografik Adem Yılmaz’ın çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır.   Dipnotlar [1] https://www.tabatabaey.com/aboutme.php [2] Velayet-i Fakih: İran anayasasının beşinci maddesine göre İmam Mehdi kayıp bulunduğu zaman içinde İran İslam Cumhuriyeti’nde devlet ve ümmetin yönetimi(velâyeti) halkın çoğunun tanıdığı ve liderliğini kabul ettiği âdil,cesur, çağı bilen, takva sahibi yönetici fakihe ait olacaktır. [3]http://irdiplomacy.ir/fa/page/1958567/%D8%A7%D9%86%D8%AA%D8%B5%D8%A7%D8%A8+%D9%86%D9%85%D8%A7%DB%8C%D9%86%D8%AF%D9%87+%D8%B1%D9%87%D8%A8%D8%B1+%D8%A7%D9%86%D9%82%D9%84%D8%A7%D8%A8+%D8%AF%D8%B1+%D8%B3%D9%88%D8%B1%DB%8C%D9%87+.html [4] http://www.tabatabaey.com/shownews.php?idnews=2431