Kim Kimdir?
Nureddin Halef el-Muhammed / Nureddin Sofi Kutluhan Görücü  
Nureddin Halef el-Muhammed / Nureddin Sofi Gerçek adı Nureddin Halef el-Muhammed olan Nureddin Sofi’nin doğum tarihine ilişkin bir bilgi bulunmasa da Suriye kökenli olduğu bilinmektedir. 1990 yılında PKK terör örgütüne katılan Nureddin Sofi, örgütün Hakkari/Yüksekova/Şemdinli bölge sorumluluğunu üstlendiği ve birçok terör faaliyetine iştirak ettiği belirtilmektedir.[1] 2003-2007 yılları arasında örgütün Diyarbakır kırsalında sözde eyalet koordinatörlüğü görevinde bulunmuştur. Şubat 2007’de PKK’nın silahlı kanadı olan HPG’nin 4. konferansında Komuta Konseyinde görevlendirilmiş,[2] Nisan 2009 içerisinde de Bahoz Erdal’ın yerine HPG’nin ana karargah komutanlığına getirilmiştir.[3] KCK Suriye’nin daimi karar organı ve PKK merkez komite üyeliği ile birlikte, örgütün 2013-2015 yılları arasında Suriye Genel Sorumluluğunu üstlenmiştir. 2015 yılında Suriye Genel Sorumluluğu görevini HPG komutanlığını devraldığı Bahoz Erdal’a bırakmıştır. SDG’nin eski sözcüsü Talal Silo’nun da teyit ettiği biçimde Bahoz Erdal’ın Kandil’e çekilmesi ile birlikte 2017 yılında tekrar Suriye Genel Sorumluluğu görevine getirilmiştir.[4] 3 dil bildiği iddia edilen Nureddin Sofi’nin, Talal Silo’nun ifadelerine de yansıyan şekilde Suriye yapılanmasındaki varlığı PKK/YPG/PYD/SDG ilişkilerinin organik bağını gösteren en önemli kanıtlardan birini oluşturmaktadır. İnfografik Kutluhan Görücü‘nün çalışmaları sonucunda hazırlanmıştır. Dipnotlar [1] PKK birbirine düştü, Sabah, https://www.sabah.com.tr/gundem/2012/02/26/pkk-birbirine-dustu[2]PKK/KCK terör örgütünün Suriye kolu: PYD-YPG, İçişleri Bakanlığı,  http://aa.com.tr/uploads/TempUserFiles/haber%2F2017%2F05%2FPKK_KCK_Terrorist_Organisation_s_Extensi.pdf[3] Can Acun – Bünyamin Keskin, PKK’nın Kuzey Suriye Örgütlenmesi PYD-YPG, SETA, s. 19, http://www.setav.org/pkknin-kuzey-suriye-orgutlenmesi-pyd-ypg-genisletilmis-2-baski/[4] SDG’nin kaçan sözcüsü Silo ABD-PYD-PKK ilişkilerini anlattı, Anadolu Ajansı, http://aa.com.tr/tr/dunya/sdgnin-kacan-sozcusu-silo-abd-pyd-pkk-iliskilerini-anlatti/987777
Ebu el Velid Müslim el Şişani
Ebu el Velid Müslim el Şişani Asıl adı Murad Margoshvili olan Müslim Şişani 1972 yılında Gürcistan’ın bir Çeçen köyünde dünyaya gelmiştir. Şamil Basayev, Hattab ve Ebu Velid gibi isimlerle birlikte Çeçenistan ve Dağistan’da uzun yıllar Rusya’ya karşı savaşan Müslim Şişani, birçok operasyonda birlikleri komuta etmiştir.[1] İki yılı aşkın bir süre hapishanede kalan kalan Müslim Şişani, 2006 yılında serbest kalmıştır.[2] Doğduğu köyden iki arkadaşı ile birlikte 2012 yılında Suriye savaşına dahil olmuş, rejime karşı savaşmış ve savaşmaya da devam etmektedir. 2014 yılında Ensar ve Muhacirler Ordusunun lideri olan Ebu Ömer Şişani’nin DAEŞ’e katılması ile birlikte ayrışan gruptan Cund uş Şam’ı kurmuş ve gruba liderlik etmiştir. Aynı yıl ABD tarafından hazırlanan ‘terör’ listesine eklenmiştir.[3] Operasyonların arasında Müslim Şişani’nin rolü bakımından en önemlisi de Şişani’nin liderlik ettiği ve Lazkiye’de bir takım stratejik noktaların ele geçirildiği Enfal operasyonu olmuştur.[4] Belirli aralıklarla medyaya demeç ve görüntü veren Müslim Şişani, Suriye savaşı için birliği, alimlere saygıyı önceleyen konuşmalar yaparak DAEŞ’i eleştirmiştir.[5] Son dönemde kendisi ve grubunun Afrin operasyonuna katıldığı yönündeki haberleri yalanlamış ve Hama cephesinde savaştıklarını belirtmiştir.
[Profil] Türkiye’ye sığınan SDG’nin eski sözcüsü: Talal Silo
Türkiye’ye sığınan SDG’nin eski sözcüsü: Talal Silo Suriye Türkmenlerinden olan Talal Silo, 1965 yılında Kuzey Halep’te bulunan El-Rai köyünde doğdu. 1985 yılında Suriye Hava Kuvvetler okulunda eğitimine başlayan Silo, 1987’de Teğmen olarak mezun oldu. 2004 yılında Yüzbaşı iken Sednaya cezaevinde iki sene boyunca tutuklanmasının ardından ‘siyasi nedenlerden dolayı’ ordudan uzaklaştırıldı. Suriye’deki gösteriler başladıktan iki sene sonra, 2013 yılında El-Rai (Çobanbey) köyünde kurulan Selçuklar Tugayı kurucu başkanlığını yaptı. Akabinde Albay rütbesi’ni kullanmaya başladı. Ağustos 2015’te Afrin’de bulunan YPG ile iletişime geçtikten sonra YPG bölgesinde’ki Ceyş’ul Suvvar grubuna katıldı. Ekim 2015’te SDG’nin kurulması duyurulduktan sonra SDG’nin resmi sözcüsü olarak atandı. YPG öncülüğündeki SDG’nin gerçekleştirdiği bir çok operasyonunun basın açıklamasını yaptı. 15 Kasım 2017 tarihinde SDG’den ayırılıp Türkiye’ye sığındığı duyuruldu.  
Suriye Muhalefetinin Yeni Yüzü: Nasır Hariri
Profil / Suriye Gündemi Nasır Hariri, 22-24 Kasım 2017 tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın  başkentinde düzenlenen 2. Riyad konferansında, muhalefetin gelecek Cenevre müzakerelerine katılacak delegasyonun başına getirildi. Böylelikle Yüksek Müzakere Heyetinin başkanlığından istifa eden Riyad Hicab yerine geçerek siyasi muhalefetin en üst yetkilisi haline geldi. Suriye’nin Der’a şehrinde Aralık 1977’de dünyaya gelen Hariri, Şam üniversitesinde tıp okumasının ardından kardiyoloji alanında uzmanlık yaptı. 2011’de Der’a’da başlayan protestolarla siyasete giren Hariri, Esed rejimi güçleri tarafından tutuklandı. Ekim 2012’de Ürdün’e sığınan Hariri, Suriyeli mültecilere sağlık alanında hizmet veren kuruluşlarda çeşitli görevlerde bulundu. Der’a’yı temsilen 4 Temmuz 2013 tarihinden itibaren SMDK’nın (Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu) siyasi komisyonunda yer aldı. Temmuz 2014’te ise SMDK genel sekreteri seçildi. Hariri, Ocak 2017’de düzenlenen 1. Astana konferansında askeri grupların temsilcileri ile beraber muhalefetin delegasyonunda tek siyasi figür olarak yer aldı. 4’üncü Cenevre müzakerelerinin başladığı Şubat 2017’de, Suriye muhalefeti delegasyonunun başkanlığını yaptı. Suudi Arabistan tarafından desteklenen Hariri, daha önce sığındığı Ürdün ile iyi ilişkilere sahip olduğu ve ayrıca BAE tarafından kabul görüldüğü iddia ediliyor.
Abdullah Muhaysini
Profil / Suriye Gündemi Suudi Arabistan’ın Kasim şehrinde doğan Muhaysini, ailesiyle beraber Mekke’ye yerleşti. Babası Muhammed Muhaysini ise Suudi Arabistan’da önde gelen kârilerden. Mekke’de bulunan Ümmü’l-Kurra Üniversitende İslami Bilimler bölümünde lisansını tamamladı, ardından Riyad’da bulunan Muhammed Bin Suud üniversitesinde Karşılaştırmalı Fıkıh dalında yüksek lisans derecesini aldı. Ümmü’l-Kurra Üniversitesinde başladığı doktorasını bitirmeden önce Ekim 2013’te Suriye’ye geldi. Başta müstakil bir din alimi olarak hareket eden Muhaysini, 2014 yılın başlarında Nusra Cephesi ile DEAŞ arasında arabuluculuk yapmaya çalıştı fakat başarısız oldu. Akabinde DAEŞ’e karşı Nusra Cephesi ve diğer muhalif grupların yanında olduğunu ortaya koydu. 2015 yılında İdlib’te Cihad Davetçileri Merkezi’ni kuran Muhaysini Suriye’de selefi fikri yaymayı hedefledi. Muhaysini Nusra Cephesi’ne katılmak için gençlere yönelik yapılan kampanyalarda önemli bir rol oynadı. Muhaysini HTŞ’nin ilan edilmesiyle birlikte yeni oluşuma katıldığını duyurdu. Yalnız Temmuz 2017’de Ahraru’ş-Şam ile yaşanan çatışma ve akabinde ortaya çıkan ses kayıtları nedeniyle HTŞ’den ayrıldı. Temmuz 2017’de Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn tarafından terör listesine alındı. HTŞ ile Nureddin Zengi arasında Kasım 2017’de yaşanan çatışmaları durdurmak için arabuluculuk rolü üstlendi. Hâlihazırda bağımsız olarak hareket eden Muhaysini, İslami gruplar arasında saygın bir isim sayılır. Muhaysini, İslami gruplar ve tabanın nezdinde kabül görmesi nedeniyle arabuluculuk rolünü üstleniyor.
[Profil] Türkistan İslam Partisi Kutluhan Görücü  
Türkistan İslam Partisi Türkistan İslam Partisi, 1988 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. Grubun kurucusu Zeyiddin Yusuf,  örgütü Doğu Türkistan İslam Partisi olarak Doğu Türkistan’da kurmuştur.[1]Çin’de yaşanan zorluklar nedeni ile örgüt 1996 yılında Afganistan-Pakistan sınırında bulunan Veziristan bölgesine taşınmıştır.Türkistan İslam Partisi savaşçılarının bir bölümü 2012 yılında Suriye Savaşına dahil olsa da hala Afganistan’da da etkinlikleri bulunmaktadır.2012 yılından bu yana Suriye’de ki savaşta etkin bir rol oynayan grubun yaklaşık 2.000 savaşçısı bulunduğu tahmin edilmektedir.[2]Türkistan İslam Partisi’nin Suriye bölgesinde ki askeri komutanlığını yürüten İbrahim Mansur, 2014 yılının sonlarında verdiği bir röportaj ile grubun amaçları hakkında açıklamalarda bulunmuştur.Grubun Suriye’nin Kuzeyinde İdlib vilayetinin Cisr El Sugur kentinde, Türkmen ve Kürt dağı bölgesinde etkinliği bulunmaktadır.Türkistan İslam Partisi, medyaya ilişkin açıklamalarını ‘’İslam Awazi’’ kanalı aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Türkistan El İslamiyye adıyla bir dergi yayınlasa da etkin medya gücünü belirli aralıklarla yayınladığı video ve görüntüler oluşturmaktadır.[3]Afganistan’da El Kaide ve Taliban ile yakın ilişkiler içerisinde olan örgüt Suriye’de ise Küresel Cihad fikrini benimsemiş gruplarla birlikte hareket etmektedir. Bu grupların başında eski adı Nusret Cephesi olan ve şimdi birçok grubun koalisyonu ile oluşturulan Heyet Tahriruş Şam bulunmaktadır.Türkistan İslam Partisi, Suriye’de savaşın seyrine etki eden birçok savaşta bulunmuştur. Bunların başlıcarı; İdlib, Ebu Zuhur, Cisr El Suğur, Gab Ovası, Zeyzun, Tahıl Siloları, Mensure, Karakur, Harbut Nakkuş, Han Tuman ve Fua Zuvag bölgelerine gerçekleştirilen operasyonlardır.[4] Kutluhan Görücü Dipnotlar: [1]  ŞEN Abdülkadir, Tüm Yönleriyle Suriye Devrimi, Yapım Bozum Yayınları,2016, s.230 [2] Antoine Vagneur – Jones, War and opportunity: the Turkistan Islamic Party and the Syrian conflict, Fondation Recherche Strategique, 2 Mart 2017. https://www.frstrategie.org/web/documents/publications/notes/2017/201707.pdf [3] Antoine Vagneur – Jones, War and opportunity: the Turkistan Islamic Party and the Syrian conflict, Fondation Recherche Strategique, 2 Mart 2017. https://www.frstrategie.org/web/documents/publications/notes/2017/201707.pdf [4] Türkistan İslam Cemati’nin Suriye’de ki Büyük Fetihleri, Doğu Türkistan Bülteni, http://www.doguturkistanbulteni.com/turkistan-islam-cematinin-suriyede-ki-buyuk-fetihleri-video-haber/ (E.T:09.10.2017)
Suriye’li Muhaliflerden “Milli Ordu” Çatısı Altında Birleşme Hamlesi
4 Eylül 2017 tarihinde Gaziantep’te Suriye Geçici Hükümeti’nin ve askeri grupların temsilcilerinin katıldığı toplantıda Milli Ordu kurma kararı alınmıştı. Aslında Suriye Muhalefetinin çatısı altında ‘Milli Ordu’ kurma çabası yeni değildir. Milli Ordu tartışması 2014 yılında başlamıştı. Suriye Muhalefetin Yüksek Askeri Konseyi (Aralık 2012’de yapılan Antalya toplantısının neticesinde teşkil edilmişti), SMDK (Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu)’nın desteğini alarak Milli Ordu kurma inisiyatifi başlatmıştı. Yine de 2015 yılında Halid Hoca’nın SMDK’ya başkanlık ettiği dönemde, Milli Ordu kurulmasına yönelik girişimlerde bulunmuştu. Fakat bu inisiyatifler hedeflerine ulaşamamıştı. Bir yandan Suriye halkının birleşme talepleri devam etmesi, diğer yandan muhalefetin uğradığı kayıplar, birleşme talebini daha da ön plana çıkartmıştı. Nitekim geçtiğimiz Temmuz ayında Heyeti Tahrir Eş-Şam’ın (HTŞ), Ahrar’uş Şam hareketine karşı yaptığı tasfiye operasyonu, HTŞ dışından muhalif gruplarda ciddi endişe nedeni olmuştur. 30 Ağustos 2017 tarihinde Suriye İslami Konseyi (İstanbul Merkezli) Askeri muhalif grupları birleşmeye ve tek bir devrimci ordu kurmaya davet etmişti. Suriye İslami Konseyi’nin yaptığı çağrı, Geçici Hükümetin başbakanı Cevat Ebu Hatab tarafından da desteklenmişti. Bu çağının ardından, 4 Eylül 2017 tarihinde Gaziantep’te SMDK Geçici Hükümeti ve Ahrar’uş Şam ve Ceyş’ül İslam başta olmak üzere kırktan fazla muhalif askeri grupların katıldığı toplantıda, Geçici Hükümetin başkanı Cevat Ebu Hatab’ın kurulacak savunma bakanlığının bakanı olması üzerine anlaşılmıştı (Daha önce Geçici Hükümeti altında Savuma Bakanlığı bulunmamıştı). Bunun yanı sıra Güney Cephe ile istişare etmek üzere askeri komite de kurulduğu duyurulmuş. Toplantı ardından Geçici Hükümetin yayımladığı bildiride Genelkurmay başkanı seçmek için askeri gruplardan oluşan komiteye yetki verildiği ifade edilmiştir. 18 Eylül 2017 tarihinde Geçici Hükümetinin başbakanı Cevat Ebu Hatab’ın imzasıyla yayımlanan bildiri, Geçici Hükümetinin Savunma Bakanlığı altından Genelkurmayı kurulmasını duyurmuştu. Kurulan Genelkurmayın Suriye’nin muhtelif bölgelerini temsil eden on iki albaydan oluştuğu dile getirilmişti. Genelkurmayın üyesi olan albaylar ise şu şekilde gelmişti: Albay Fadlüllah Haci, Genelkurmayı Başkanı Albay Haysem el-Ufaysi Genelkurmayı Başkan Yardımcısı Albay Ahmet Osman, Kuzey Halep’i temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay İmad Kokaş Güney ve Batı Halep’i temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Mehmud Awwad Sahil bölgesini temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Mustafa Rahhal İdlib’i temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Abdüsalam Mer’i Humus’u temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Ammar Nimer Şam’ı temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Musa Salem Dera’yı temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Naser Abdüllah Doğu Bölgesi (Suriye’nin doğu eyaletleri) temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Mutasem Hamviye Hama’yı temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Albay Yusuf Atraş Kuneytra’yi temsilen Genelkurmayı Başkan Yardımcısı. Bu açıklamanın ardından Geçici Hükümetin Başbakanı ve Savunma Bakanı Cevat Ebu Hatab’ın aljazeera’ye verdiği röportajda, Yeni kurulan Genelkurmayın yakında Suriye içinde faaliyet göstereceğini öne sürmüştür.
Ahrar el-Şam Yeni Liderini Seçti: Ebu Ammar el-Ömer
Profil / Suriye Gündem Aslen Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’in kırsal kesiminde yer alan Taftanaz’dan gelen Ali el-Ömer(Ebu Ammar el-Ömer), uzun yıllar ailesiyle birlikte yurtdışında, Irak ve Yemen gibi ülkelerde yaşadı. Ailesi Esed rejimine olan karşıtlığıyla bilinen el-Ömer’in amcası, 1982 yılında rejime karşı Müslüman Kardeşler’in liderlik ettiği ayaklanmada rejimle yaşanan çatışmalarda hayatını kaybetti. Ayaklanma başladıktan sonra Suriye’ye dönen Ali el-Ömer, rejime karşı başlatılan silahlı mücadeleye katıldı. Rejimle sürdürülen savaş sırasında iki kardeşi çatışmalarda yaşamını yitirdi. Ahrar el-Şam’la birleşmeden önce, İdlib merkezli Sukur el-Şam grubunda sözcülük yapan ve önemli liderlerden biri olan el-Ömer, birleşmeden sonra Ahrar el-Şam’da liderlik rolü üstlendi. İşa el-Şeyh liderliğindeki bir grup Sukur el-Şam olarak Ahrar el-Şam’dan ayrıldıklarını duyursa da, el-Ömer Ahrar el-Şam’da kalmaya devam etti. Ebu Ammar, Ekim 2015’te Ahrar el-Şam lideri Muhenned el-Masri(Ebu Yahya el-Hamavi) tarafından hareketin başkan yardımcılığı görevine atandı. Uzun ve sancılı bir seçim sürecinin ardından 29 Ekim 2016 Salı akşamı, Ahrar el-Şam el-İslami Hareketi’nin şura konseyi, Ebu Ammar el-Ömer’i, Ebu Yahya el-Hamavi’nin yerine hareketin yeni lideri olarak seçti. Bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olan el-Ömer, Ahrar el-Şam’ın hem siyasi kanadına, hem de tabanına yakın bir isim olarak biliniyor.