Analiz
Esed Rejimi ve PYD Arasında Petrol İlişkisi İddiası
Suriyeli Zaman el-Vasel gazetesinin elde ettiği ve 28 Ocak’ta yayınladığı belgelere göre, PYD’nin askeri kanadı YPG temsilcileri ve Esed rejimi arasında ortak bir ilişki olduğu ve bölgede bulunan petrol kuyuları ve tesislerinin Esed rejimiyle ortak çıkarlar çerçevesinde işletildiği iddia edildi. Suriye Petrol Şirketinden sızan altı belgeye göre Esed rejimi resmi kayıtlarda 2013 yılında Ocak ayından itibaren YPG güçlerini tanıyarak ortak çalışılacağı ifade edildi. YPG’nin temsilcisi Muhammed İbrahim İbrahim tarafından 27/01/2013 tarihi imzalı, Suriye Petrol Şirketi’nin genel müdürüne gönderilen belgede şu ifadeler yer alıyor: “Başbakanlığın 1/19429 sayılı 13/12/2012 tarihli, YPG temsilcileriyle Haseke Petrol Kuyuları Müdürlüğüne ait ve Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde bulunan (Keraçuk, Sevadiyat, Saide, Zariye, Alyan ve Babasi) petrol tesislerinin korumasına ilişkin kararın oylamasına dayanarak iş yapımı teminatından bizi muaf kılmanızı arzu etmekteyiz.” Diğer belgede ise söz konusu talebin iki gün sonra Suriye Petrol Şirketi’nin genel müdürüne iletildiğini gösteriyor. Belgedeki belirtilen petrol kuyuları Suriye’nin kuzey doğusundaki Rimeylan petrol alanında yer almakta. Suriye’nin petrol bakımından en zengin yataklara sahip bölgesi olarak bilinen bu kuyularda, Suriye’deki iç savaştan önce günlük 90 bin varil üretilmekteydi. Söz konusu rakam Suriye petrol üretiminin yüzde 25’lik bir kısmına tekabül etmekte. Sızdırılan belgelerle ilgili dikkat çeken bir nokta ise, Esed rejimi yetkililerinin kullandığı ‘Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgeler’ ifadesi. Özellikle Suriye’deki halk ayaklanmasından önce bu tür ifadelerden dikkatle kaçınan ve Kürt nüfusun büyük bir kısmına kimlik kartı vermeyen Esed rejiminin kullandığı bu yeni retorik, son dönemde rejim ve PYD arasındaki ilişkinin bir sonucu olduğu düşünülüyor. Özellikle 3. Cenova Toplantısı sürecinde PYD lideri Salih Müslim’in muhaliflerin müzakere heyetinde yer alması için baskı yapılmış, ancak muhalifler PYD’nin rejimle işbirliği içerisinde olduğunu öne sürerek bu teklifi reddetmişti. Esed rejimi ve PYD’ye bağlı YPG’nin hali hazırda Haseke ve Kamışlı uzun süredir birlikte hareket ettiği biliniyor. Tamamen PYD-YPG kontrolündeki bölgede hali hazırda rejime bağlı kurumlar, askeri üstler ve havaalanları bulunmaya devam ediyor.  
Cephe Şamiyye ve Suvvar el-Şam’dan Birleşme Kararı
Suriye’nin kuzeyindeki Halep civarında aktif olan Cephe Şamiyye ve Suvvar el-Şam grubu yayınlanan bir bildiriyle birleştiğini açıkladı. Açıklamaya göre Suvvar el-Şam bundan sonra Cephe Şamiyye katılacak. Açıklamanın detayları şöyle; “Birleşme ve safları sıklaştırmanın özellikle bu aşamada zorunluluğuna inanarak mevcut riskleri ve meydan okumaları idrakiyle devrimin ruhunu tekrar canlandırmak. Bizler Suvvar el-Şam Tugayları ve Cephe Şamiyye olarak birleştiğimizi ve bütün seviyelerde siyasi, askeri ve idari olmak üzere bütünleşmemizi ‘Cephe Şamiyye’ adı altında ilan etmekteyiz. Halkımızın hür ve saygın yaşam hayallerini gerçekleştirmek için kutlu devrimimizin hedefleri ve ilkelerine taahhütlerimizi yinelemekteyiz. Diğer bütün gruplardaki kardeşlerimizi birleşmeye davet ediyoruz.” Suriye’de Aralık 2014’te geniş bir koalisyon olarak kurulan Cephe Şamiyye, yaşanan ayrılıkların ardından 2015 Nisan ayında faaliyetlerini durdurmuş, Haziran ayına gelindiğindeyse tekrar faaliyetlerini sürdürmeye başlamıştı. Halep çevresinde İslamcı ve ÖSO gruplarının birleşimiyle oluşan Cephe Şamiyye, bölgede rejime, IŞİD’e ve zaman zaman da YPG’ye karşı savaşıyor. Nispeten yeni ve daha ufak çaplı bir oluşum olan Suvvar el-Şam’ın ise, Ahrar el-Şam’dan ayrılan bazı isimler tarafından kurulduğu biliniyor.    
Yabancı Savaşçılar
Rapor Yabancı Savaşçılar Soufan Group Aralık 2015 Daha önce (2014 yılında) buna benzer bir rapor yayımlayan Soufan Group, resmi ve gayri resmi reklamlara dayanarak eski belgileri güncelleyip bu raporu sunmakta. Rapora göre şimdiye kadar Suriye ve Irak’a giden ve IŞİD’e katılan yabancı savaşçıların sayısının 27,000 ile 31,000 olduğunu ve bunların 86 devletten geldiğini tahmin etmekte.Rapor, yabancı savaşçıların en çok Tunus’tan (yaklaşık 6000 kişi) geldiğini, Türkiye’den ise 2100 kişinin IŞİD’e katıldığını, Rusya ve Kafkaslardan gelenlerin sayısınınsa geçtiğimiz yıl arttığından söz etmekte. Rapora ulaşmak için tıklayınız. 
Suriye İçin Barış Planı
Perspektif A Peace Plan for Syria Suriye İçin Barış Planı Rand Coperation, James Dobbins, Jeffrey Martini, Philip Gordon Uzun süreli bir ateşkesi sürdürmek için gerekli adımlar üzerinde çalışan bu perspektif, genel olarak Suriye için bir barış planı sunmakta. Esed sorununu bir kenara alarak uluslararası ve bölgesel güçlerin desteği ve insani yardımlarla desteklenen uzun vadeli bir siyasi süreci önermekte. Sonuç olarak perspektif, bir tarafın veya sürece destek verebilecek diğer dış güçlerin böyle bir ateşkesi uygulamak için bir araya gelmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Tarafların Suriye’nin savaş hatları ve etno-sekter bölünmelerini yansıtan üç güvenli bölge içinde dış garantör olarak rol oynaması gerektiğini vurgulamakta. Çalışmaya ulaşmak için tıklayınız. 
Suriye Krizini Çözüm Çabalarında İran’ın Tutumu
PerspektifKasım 2015Stratejik Araştırmalar Merkezi – Mısırكيف تتعامل إيران مع جهود تسوية الأزمة السورية؟Suriye Krizini Çözüm Çabalarında İran’ın Tutumu Bölgesel siyaset birimi tarafından hazırlanan perspektif, İran’in Suriye krizinin çözümü çabalarında izlediği siyaseti ele almakta. Perspektif, Rusya müdahalesi sonrası değişen dengelerde İran’ın önünde üç senaryonun olduğunu vurgulayarak, gelecek aşamalarda diğer bölgesel aktörlerle gerginliği azaltmaya ve Rusya ile daha koordineli olarak hareket etmeye çalışacağını tahmin etmekte. Çalışmaya ulaşmak için tıklayınız. 
Beşinci Yılında Suriye Devrimi
Beşinci Yılında Suriye Devrimi Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi – Mart 2015 Suriye halk ayaklanmasının dördüncü yıl dönümünde yayımlanan analiz, Suriye’de gelinen son durumdan bahsetmekte. İlk bölümde sahadaki askeri duruma ilişkin gelişmelerden bahsedildikten sonra ikinci ve üçüncü bölümlerde ise ayaklanmayı bölgesel ve uluslararası bağlamda ele alarak sonraki bölümde olası siyasi çözümü değerlendirmekte. Analizin son iki bölümünde Suriye’deki yerel yönetime ve çökmüş ekonominin problemlerine değinmekte. Rapora ulaşmak için tıklayınız. 
Güvenli Devlete Geçmek, Suriye’de İstikrarın Restorasyonu Mekanizmaları
في الانتقال إلى الدولة الآمنة، آليات استعادة الاستقرار في سوريا Güvenli Devlete Geçmek, Suriye’de İstikrarın Restorasyonu MekanizmalarıOmran Stratejik Araştırmalar Merkezi – Ağustos /2015 ‘’40 sayfadan oluşan analiz Suriye’de istikrarı yeniden tesis etmesi için aşağıdaki hususlardan bahsederek öneriler sunmakta: yerel yönetim oluşması ve mekanizmaları, radikalleşme ve teröre karşı mücadele yönetimleri, mültecilerin dönmesi, Suriye ekonomisinin tekrar canlandırılması ve sosyal güvenliğin planlanması ve programı’’ Rapora ulaşmak için tıklayınız.     
IŞİD profili
Rapor; Profiling the Islamic State, IŞİD’i profillemeYazar; Charles ListerBrookings Doha Center – 11 /2014 “50 sayfadan oluşan analiz, IŞİD’in tarihi oluşumu ve güncel durumundan bahsederek karar alıcılara önerilerde bulunmakta. Birinci bölümde cihadçı akımın oluşumu ve hem Afganistan hem de Irak tecrübesinden bahseden rapor, ikinci bölümde ise IŞİD’in askeri stratejisi, iç siyaseti ve kullandığı iletişim mekanizmalarını ele almakta. Üçüncü ve son bölümde IŞİD’in bölgesel ve uluslararası hedefleri analiz etmeye çalışarak karar alıcalara önerilerde de bulunmakta.’’ Rapora ulaşmak için tıklayınız. 
Sınırları Aşan Kriz: Suriye
fuk Ulutaş ,  Kılıç Buğra Kanat ,  Can Acun tarafından kaleme alınan analizde; Suriye krizinin askeri boyutu ve ittifak ağları incelenmekte. Suriye’de siyasi bir çözüme ulaşılabilmesi için hayati öneme sahip olan sahadaki askeri durum, alan hâkimiyetlerindeki kaymalar ve yeni ittifaklar ele alınıp, kompleks durumun fotoğrafı çekilmeye çalışılıyor. Krizin Suriye’yi aşan boyutlarının olması hasebiyle krize yönelik uluslararası pozisyonlar ve uluslararası aktörlerin içerisinde yer aldığı eksenler de incelenirken, uluslararası aktörlerin pozisyonları, bu aktörlerin oluşturduğu eksenler ve birbiriyle çarpışan bu eksenlerin Suriye’deki yansımaları ele alınıyor. Tam metne ulaşmak için tıklayınız. 
Kuzey Suriye’de PYD Kuşağı Can Acun  
Can ACUN’un bölgede gerçekleştirdiği saha çalışmasının arından kaleme aldığı analiz, PYD’nin askeri kanadı olan YPG’nin, ABD’nin yoğun hava desteğiyle IŞİD’den Tel Abyad ilçesini alması ve ardından Arapların ve Türkmenlerin aleyhine bölgenin demografisini değiştirebilecek bir politika izlediğine dair tespitlerde bulunuyor. Analiz, 20 binden fazla Arap ve Türkmen’in çok kısa sürede Akçakale sınır kapısından Türkiye’ye sığınırken, PYD daha önce tek taraflı olarak ilan ettiği kantonlarından Cezire ve Kobani’nin toprak bütünlüğünü de sağladığı tespitini yapıyor. Çalışmada Suriye’nin kuzeyindeki Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde Esed rejimine karşı başlayan ayaklanmanın ardından ortaya çıkan tablo kısaca anlatılıp, PYD’nin ortaya çıkışı ve gelişimi, Esed rejimi ve ABD ile olan yeni angajmanı ve oluşturulmak istenen PYD kuşağı ele alınıyor.